YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10076
KARAR NO : 2015/9509
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ : SÖKE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
(TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA)
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2010/498-2014/745
Taraflar arasında görülen davada Söke 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.12.2014 tarih ve 2010/498-2014/745 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirket ile arasında yapılan 12/06/2007 tarihli lisans sözleşmesi gereğince davalı şirkete mal teslim ettiğini, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin olduğunu, davalının 2009 yılına ait takibe konu fatura bedellerini ödemediğini, 17.115,29 TL alacağın tahsili için Ankara 29. İcra Müdürlüğü’nün 2010/6915 sayılı takip dosyası ile davalı borçlu aleyhine ilamsız takip yaptıklarını, ilamsız takibe davalı borçlunun haksız itiraz ettiğini, ileri sürerek davalı borçlunun itirazının 10.000,00 TL asıl alacak yönünden iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki lisans sözleşmesi gereğince cari hesap ilişkisinin bulunduğunu, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait bazı faturalara konu malların teslim edilmediğini, yine müvekkili tarafından iade edilen mallar ile senet karşılığı ödediği 9.000,00 TL’nin cari hesaptan düşülmediğini, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını ve borcu ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 12/06/2007 tarihli lisans sözleşmesinin imzalandığı, lisans sözleşmesi gereğince davacı şirket tarafından davalı şirkete faturaya dayalı olarak mal teslimlerinin yapıldığı, taraflar arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu, cari hesaplara göre takip tarihi itibarı ile davacı tarafın 17.115,29 TL alacaklı olduğu ancak 9.000,00 TL’lik ödemenin davalı şirketin cari hesabına alacak olarak kaydedildiği fakat davacı şirketin cari hesabına borç olarak kaydedilmediği, buna göre cari hesap nedeniyle davacı şirketin takip tarihi itibarıyla 8.115,29 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davalı borçlunun itirazının 8.115,29 TL asıl alacak yönünden iptaline, 8.115,29 TL alacağın %40 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan davalının senetle yaptığını savunduğu 9.000,00 TL’lik ödeme miktarı düşülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bilirkişi raporunda cari hesap ilişkisi içerisinde davalı tarafından davacıya verilen toplam 9.000,00 TL bedelli üç adet senetle ilgili yeterince inceleme yapılmamıştır. Bu durumda, mahkemece bu hususları da içerir ek bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 416,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 28.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.