Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/18997 E. 2015/29637 K. 26.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/18997
KARAR NO : 2015/29637
KARAR TARİHİ : 26.10.2015

Tebliğname No : 4 – 2011/60447
MAHKEMESİ : Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2010
NUMARASI : 2010/361 (E) ve 2010/634 (K)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
29/09/2010 tarihli duruşmada sanık B.. Ö..’dan şikayetçi olduğunu belirtmesine rağmen hakkında katılma karar verilmeyen müşteki R.. T.. vekilinin süresinde temyiz dilekçesi vererek kararı temyiz etmesi karşısında, CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyiz hakkı bulunduğu anlaşılmakla, CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca müşteki R.. T..’in davaya katılmasına, müşteki vekili Av. G.. S.. A..r ..’ın katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
1) Sanık B.. Ö.. hakkında katılan R.. T..’e karşı kasten yaralama suçundan hüküm kurulurken, taraflar arasında karşılıklı çıkan kavgada, katılanın sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilecek şekilde yaraladığı, sanık B.. Ö..’ın da katılanı yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaraladığı, sanığın eylemini katılandan gelen haksız hareketin etkisiyle gerçekleştirdiği, bu nedenle sanık hakkında TCK’nin 29. maddesi gereğince haksız tahrik hükümlerinin uygulanabileceği gözetilmeden, koşulları oluşmadığı halde TCK’nin 25. maddesinde düzenlenen meşru savunma şartlarının gerçekleştiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabul ve uygulamaya göre de; meşru savunma nedeniyle CMK’nin 223/2-d maddesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
3) Sanık N.. T.. hakkında müşteki E.. Ö..’a karşı tehdit suçundan hüküm kurulurken, müştekinin hangi haksız hareketinin gerçekleştirdiği açıklanmadan, sanık N.. T.. hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
4) Sanık R.. T.. hakkında müşteki B.. Ö..’a karşı tehdit ve kasten yaralama suçlarından hüküm kurulurken, sanığın, kardeşi N.. T..’in müşteki E.. Ö..’dan parasını müşteki B.. Ö..’dan istemesi üzerine, para olmadığını söyleyen müşteki B.. Ö..’ın boğazını sıkarak yumrukla vurması ve tehdit etmesi karşısında, işyeri kendisine ait olmayan müşteki B.. Ö..’dan kaynaklanan haksız hareket ne olduğu açıklanmadan, sanık R.. T.. hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması,
5) Sanık R.. T.. hakkında müşteki B.. Ö..’a karşı tehdit suçundan hüküm kurulurken, sanığın müştekiye tekrar geri geleceğini ve parayı almazsa kendisini öldüreceğini söylediğinin kabul edilmesi karşısında, sanığın eyleminin TCK’nin 106/1-1. cümlesi kapsamında kaldığı ve bu madde uyarınca öngörülen cezanın “6 aydan 2 yıla kadar hapis” olduğu halde sanık hakkında 120 gün karşılığı adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanık R.. T.. hakkında eksik ceza tayin edilmesi,
6) Sanık N.. T.. hakkında müşteki E.. Ö..’a karşı, sanık R.. T.. hakkında müşteki B.. Ö..’a karşı tehdit suçundan hüküm kurulurken, sanıkların adli sicil kaydında sabıkalarının olmaması, CMK’nin 231/6-c maddesinde belirtilen zarar kavramının maddi zarara ilişkin olması ve tehdit suçunda da maddi bir zararın oluşmaması karşısında, maddede öngörülen diğer şartlar açısından değerlendirme yapılarak, sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, zarar giderilmediği gerekçesiyle sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık N.. T.. ve katılan sanık R.. T.. müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince kısmen istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanıklar N.. T.. ve R.. T..’in ceza miktarı yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 26/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.