YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/10731
KARAR NO : 2015/22472
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
MAHKEMESİ : Ankara 6. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 24/02/2015
NUMARASI : 2014/900-2015/177
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 30.11.2015 günü temyiz eden davacı A.. O.. vekili Av. M.. U.. ve karşı taraf mirasçılar vekili Av. M.. K.. geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle 18.7.2012 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığında 02.07.2014 olarak yazılmasının maddi hataya dayalı olup mahallinde düzeltilmesinin mümkün bulunduğunun anlaşılmasına göre davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2- Davacı kadın tarafından açılan boşanma ve tedbir nafakalarının birleştirilerek yapılan yargılamasının devamı sırasında, boşanma hükmü verilip henüz kesinleşmeden 07.09.2013 tarihinde davalı erkeğin ölümü ile evlilik birliği ölümle sona ermiş, davalı erkek mirasçıları yargılamaya devam edilerek davacı kadının kusurlu olduğunun belirlenmesini (TMK.md. 181/2) talep etmişlerdir. Mahkemece davalı mirasçılarının talebi doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda ; davacı kadının evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kusurlu bulunduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı erkek tarafından 26.05.2008 tarihinde açılan boşanma davasının, davalı kadından kaynaklanan kusurlu bir davranışın ispat edilemediği için reddedildiği ve temyiz incelemesinden geçerek 09.06.2010 tarihinde kesinleştiği, tarafların bu tarihten sonra bir araya gelmediği, daha sonra davacı kadın tarafından 15.06.2011 tarihinde açılan boşanma davasının da feragat nedeniyle reddine karar verildiği, dolayısıyla bu tarihten önce yaşanan hadiselerin davacı kadın tarafından affedildiğinin, en azından hoşgörü ile karşılandığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Fiili ayrılık döneminde de taraflardan kaynaklanan başkaca kusurlu bir davranışın varlığı ispat edilememiştir. Hal böyle olunca davacı kadının kusurlu bulunduğuna ilişkin mahkemenin tespiti yerinde bulunmayıp, hükmün bu yönden bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
../..
3- Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK. md. 186/1), geçimine (TMK md. 185/3), malların yönetimine (TMK.m. 223, 242, 244, 262. 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK.m. 1 85/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (resen) almak zorundadır (TMK.m. 169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak ve erkeğin ölüm tarihi olan 07.09.2013 tarihine kadar devam edecek şekilde davacı kadın yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
SONUÇ Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu bölümlerinin ise yukarıda l. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, duruşma için takdir olunan 1100.00 TL. vekalet ücretinin davalı mirasçılarından alınıp davacıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.30.11.2015 (Pzt.)