YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/8916
KARAR NO : 2015/9538
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/10/2014
NUMARASI : 2014/541-2014/293
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2014 tarih ve 2014/541-2014/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili çalışanlarından M.. A..’ın davacı Şirket yetkililerinin imzasını taklit ettiği talimatlarla davalı Banka’daki müvekkili hesabından 64.219 TL’yi başka hesaplara aktarmak, nakit para çekmek gibi işlemler yaptığını, gerekli imza incelemesi ve araştırmaları yapmayan davalının müvekkilinin uğradığı zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek 64.219 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının kendi hesaplarını tetkik etmesi gerektiğini, itiraz edilen bir kısım işlemlerin şirket defterlerine de kaydedildiğini, işlemlerde davacı şirketin antetli kağıdı, kaşesi, faks cihazının kullanıldığını, müvekkili çalışanlarının grafolojik inceleme yapamayacağını, bir kısım işlemlerin internet bankacılığı yoluyla yapıldığını, bunlardan dolayı müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, 10.000 TL’nin davacı personeli tarafından iade edildiğini, davacının aynı kişiye karşı icra takibi başlattığını, mükerrer talepte bulunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının işten ayırdığı çalışanları ile ilgili gerekli bilgileri davalı Banka’ya vermediği, işten ayrılan bu kişilerin kredi kartlarına ödenen bedelleri talep edemeyeceği, ancak sahte ödeme talimatlarıyla hesaptan aktarılan tutar hakkında istemde bulunabileceği, kendi çalışanı olan M.. A..’ı denetleme sorumluluğunu yerine getirmediği, bu sebeple oluşan zararda %60 oranında kusurunun olduğu, davalının ise yapılan EFT talimatlarındaki imzaların kontrollerinde yeterli özeni göstermediği için % 40 oranında sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 3.312 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı bankadan tahsiline, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, usulsüz bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı Şirket çalışanının EFT talimatlarında şirket yetkilisinin imzasını taklit ederek bankada işlem yapması sonucu davacı şirketin %60, davalı bankanın %40 kusurlu olduğu kabul edilmişse de, birer güven kurumu olan bankalar, aldıkları mevduatları özenle koruyup talep halinde sahibine ödemek zorundadırlar. Bu nedenle davalı banka hafif kusurlarından dahi sorumludur. Söz konusu zararın, davacının kendi çalışanının suç oluşturan eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle adam çalıştıran sıfatında olan davacının da çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı gözetildiğinde tarafların müterafik kusurlu kabul edilmesi yerinde ise de somut olayda şirket adına yapılan EFT talimatındaki imzanın sahte olup olmadığına dikkat etmeyerek işlem yapan davalı bankanın kabul edilenden daha çok, çalışanını iyi seçmeyen davacı şirketin ise kabul edilenden daha az kusurlu olduğu nazara alınmaksızın davacı şirketin %60 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 169,65 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Banka’dan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28/09/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava konusu edilen zararın, davacı şirkette finans sorumlusu olarak çalışan kişinin eylemleri sonucu meydana gelmiş olması nedeniyle, adam çalıştıran sıfatında olan davacının çalıştırdığı kişiyi seçmede ve denetlemede üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemek suretiyle özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı gözetildiğinde mahkemece, bilirkişi kurulu raporu ve ek raporu esas alınarak, davacı şirketin %60 davalı bankanın %40 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun aksi yöndeki (2) nolu bozma kararına katılmıyorum. 28.09.2015