YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3430
KARAR NO : 2015/9708
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2014/48-2014/291
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2014 tarih ve 2014/48-2014/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkilleri M.. A.. ve N. C.’ın ortakları oldukları M. Çay Ocağı Kazanları Gıda ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti. ile M. Kazan Mak. Bakır San. ve Tic. Ltd. Şti. vasıtasıyla “M.” markası adı altında çay ocağı kazanları üretim ve satışını yaptıklarını, söz konusu ürünlerin endüstriyel tasarım ve faydalı model belgeleri ile koruma altında olduğunu, davalı şirketin müvekkilleri adına tescilli bu ürünlerin taklitlerini üreterek “S.” markası adı altında pazarladığını, davalıya taklit ürünlerin üretiminden ve pazarlamasından vazgeçmesi amacıyla ihtarname çekilmesine rağmen bir sonuç alınamadığını, davalının müvekkili adına tescilli ürünleri üreterek satmasının 554 sayılı KHK ile 551 sayılı KHK’ye ve Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerine aykırılık oluşturduğunu, müvekkillerinin davalının kanuna aykırı söz konusu haksız eylemlerinden dolayı maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, aynı iddialara dayalı olarak açılan birleşen davada ise haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile müvekkilleri adına tescilli bulunan ürünlere yapılan tecavüzün men’ine, kararın ilanına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında 28.10.2010 tarihinde yapılan ıslah ile toplam 52.000,00 TL maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından üretilen çay kazanlarının davacılar tarafından üretilen çay kazanlarından farklı olup, davacıların iddialarının yerinde olmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiş, ıslaha konu istemlerin de zamanaşımına uğradığını belirterek, ıslah isteminin reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, bozma öncesi verilen kararda temyiz itirazları reddedilen kısımlar yönünden yeniden hüküm oluşturulmasına yer olmadığına, asıl ve birleşen davada maddi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile, 7.311,68 TL maddi tazminatın, 1.000,00 TL’sine asıl dava, 1.000,00 TL’sine birleşen dava tarihinden itibaren, bakiye 5.311,68 TL’ne ise ıslah tarihinden itibaren, asıl davadaki manevi tazminat talebinin kabulü ile, gerçek kişi davacılar M.. A.. ve N.. C..’ın her biri için 500’er TL’den olmak üzere1.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davadaki manevi tazminat talebinin ise, reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davalı vekilinin 09.03.2015 tarihli temyize cevap ve temyiz dilekçesinin, temyiz defterine kaydedilmediği, temyiz harcının da yatırılmadığı ve bu nedenle süresinde usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 27,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 431,10 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.