YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9869
KARAR NO : 2015/9523
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
MAHKEMESİ : KIRŞEHİR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2014
NUMARASI : 2012/264-2014/893
Taraflar arasında görülen davada Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/10/2014 tarih ve 2012/264-2014/893 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekili ve davalı/davacı şirket yetkilisi tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili asıl davada; müvekkili ile davalı şirket arasında 22.11.2010 tarihli Posta Taşıma Hizmetlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmede; davalı tarafından posta taşıma işi için tahsis edilen aracın davacının izni dışında satılmasının ve münhasıran posta taşıma işine özgülenen araçla yolcu taşınmasının yasaklandığını, bu eylemlere aykırı hareket edilmesi halinde cezai müeyyidelerin öngörüldüğünü, davalının sözleşme hükümlerine aykırı olarak davacının izni dışında taşıma işine tahsis ettiği aracını sattığını, başka bir araçla taşıma işi yaptığı sırada aracına yolcu aldığını, bu durumun yapılan denetimler sırasında tespit edildiğini, sözleşme eki niteliğindeki şartnamenin 29.2 maddesi ile 23.4 maddeleri uyarınca davalı şirket aleyhine toplam 18.394,81 TL ceza uygulandığını, söz konusu cezanın 13.06.2012 tarih ve 2323 sayılı yazısı ile davalıya tebliği edildiğini, davalı tarafından 15.06.2012 tarihinde cezanın yeniden değerlendirilmesi için başvuruda bulunulduğunu, davalı başvurusunun 08.08.2012 tarih 2986 tarihli yazı ile reddedilerek sözleşmenin 10.08.2012 tarihinden itibaren feshedildiğini, davalının verilen cezayı ödemeye yanaşmadığını ileri sürüp 18.394,81 TL’nin ödeme yazısının tebliğinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; birleşen davaya yönelik cevaplarında, müvekkilince davalı aleyhine verilen cezaların hukuka uygun olduğunu savunarak birleşen davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı, birleşen davada davacı vekili birleşen davada; müvekkilinin sözleşme hükümlerine aykırı davranmadığını, 07.06.2012 tarihinde sözleşmede belirtilen aracın arıza yapması nedeniyle işlerin aksamaması için yalnızca o güne mahsus olarak başka bir araçla taşımanın yapıldığını, bu sırada yolda mahsur kalıp araç bulamamış bir kişinin ricası üzerine yardım amacıyla araca bindirildiğini, genel müdürlükten gelen ve mutemedi sorgulama yetkisi bulunmayan kontrolörün gerekli ilgi ve alakayı göstermediği için mutemede kızarak taraflı tutanak tuttuğunu, tutanak içeriğinin gerçeği yansıtmadığını, PTT Baş Müdürlüğünce hazırlanın şartname hükümlerinin 818 sayılı Kanun’un 20. ve Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin cezalar ve sözleşmenin feshine dair hükümleri uyarınca batıl ve geçersiz olduğunu ileri sürerek Kırşehir PTT Baş Müdürlüğü’nün 08.08.2012 tarihli kararıyla müvekkili aleyhine verine 18.394,81 TL’lik cezanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya ilişkin cevaplarında, davacı tarafından talep edilen alacağın yersiz olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinde; sözleşmenin diğer tarafını teşkil eden kurumun iznini almaksızın posta taşımaya tahsis edilen araçların başkalarına devredemeyeceğinin, bu durumun tespiti halinde satış tarihinden itibaren her bir gün için aylık istihkakının %1’i oranında ceza verileceğinin ön görüldüğü, davalı davacının taşımaya tahsis ettiği aracı idarenin iznini almaksızın 24.12.2010 tarihinde mutemedi Veysel İlbey’e satış yoluyla devrettiği, sonrasında ihale şartlarına uygun olmayan başka bir araçla taşıma işini yaptırdığı, bu eylemin de sözleşme uyarınca cezayı gerektirdiği, alınan bilirkişi raporlarında ceza miktarının sözleşmeye uygun olduğuna değinildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüyle 18.394,81 TL’nin 13.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl davada davacı ve birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı, birleşen davada davacı şirket yetkilisi temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekili ve davalı-davacı şirket yetkilisi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davacı vekili ve birleşen davada davalı vekili ve asıl davada davalı, birleşen davada davacı şirket yetkilisi vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı/birleşen davada davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 942,35 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı/birleşen davada davacıdan alınmasına, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.