YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3374
KARAR NO : 2015/9681
KARAR TARİHİ : 30.09.2015
MAHKEMESİ : ERZURUM 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2012/592-2014/1135
Taraflar arasında görülen davada Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 23/12/2014 tarih ve 2012/592-2014/1135 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya’da yaşayan müvekkilinin davalının şirketlerine ortak olmak amacıyla davalıya 11.01.2000 tarihinde 20.000 Alman Markı verdiğini ve bunun karşılığında iştirak hissesi adı altında imzalanan belgenin müvekkiline teslim edildiğini, aradan geçen zamana rağmen kendisine kar payı vs. verilmeyen müvekkilinin yaptığı araştırmada şirkete resmiyette herhangi bir ortaklığının bulunmadığını öğrendiğini, davalının müvekkiline ait parayı elinde bulundurup kullandığını, vaad ettiği şekilde şirkete ortak yapmayarak ve şirket faaliyetleri sonucu elde edilen kardan yararlandırılmayarak sebepsiz zenginleştiğini belirterek, 20.000 Alman Markının teslim tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve şirketin yönetici ortağı olan müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının şirket ortağı olduğunu belirterek, davanın yetki, husumet ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı tarafından süresinden sonra ileri sürülen zamanaşımı definin davacı tarafça zamanaşımı define açıkça muvafakat edilmediği için dikkate alınamayacağı, davacının dava dışı şirketlere ortak yapılmadığı, temsil ve ilzama yetkili davalının kanun ve esas sözleşmenin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmediği, davalının davacı tarafından gönderilen 20.000,00 DM’yi aldığı, böylelikle 6762 sayılı TTK’nun 336/5 maddesi gereğince hukuki sorumluluğunun bulunduğu, tedavülden kalkan Alman markının dava tarihi itibariyle değerinin 21.706,39 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 21.706,39 TL.nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.112,06 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.