Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2014/7305 E. 2015/21072 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7305
KARAR NO : 2015/21072
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

MAHKEMESİ : Ankara Batı İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2012/385-2014/55

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki temyiz eden tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

Davacı üçüncü kişi vekili, Sincan 2. İcra Müdürlüğü’nün 2009/1632 sayılı takip dosyasında yapılan 26.09.2009 günlü hacze konu menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu ve inşaat yapım sözleşmesi uyarınca haciz mahallindeki şantiyede bulunduğunu, sözleşmeye göre, her türlü işçilik ve malzemenin müvekkili tarafından temin edilip depoda muhafaza edilmesi gerektiğini, imalatta kullanılanların ödemesinin hak ediş usulü ile yapıldığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı alacaklı vekili, dava konusu haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde borçluya ait depoda yapıldığını, sunulan faturaların mahcuzlara uymadığını ve her zaman temini mümkün belgelerden olduğunu, mülkiyet karinesinin aksinin davacı tarafça kanıtlanamadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı borçlu, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacı 3. kişi ile borçlu arasında; haciz tarihi itibariyle istisna sözleşmesinin devam ettiği, bu nedenle davacıya ait bir kısım menkullerin borçlu adresinde bulunduğu, haczedilen menkullerden davacı tarafından sunulan faturalar ile uygunluk gösterenlerin davacıya ait olduğu sonuç ve kanaatine varılarak; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile 23/10/2013 tarihli bilirkişi ek raporunda yer alan listedeki 3 ve 4 nolu mahcuzlar dışında bulunan mahcuzlara ilişkin istihkak iddiasının kabulüne, haczin kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK’nun 96. vd. maddelerine dayalı olarak 3. kişinin açtığı istihkak talebine ilişkindir.
Mahkemece verilen 08/04/2011 tarihli ilk hükmün Yargıtay 17.H.D’nin 21.05.2012 tarih 2012/5396 Esas – 6456 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak bozulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Buna göre, bankacı, mali müşavir ve inşaatçı bilirkişilerden oluşan 3 kişilik bilirkişi kuruluna yerinde inceleme yetkisi ve araştırma yetkisi de verilerek; bahsi geçen inşaat yapım sözleşmesinin dosya içeriği ve haciz tutanağındaki bulgulara göre devam edip etmediği üzerinde durulmalı, faturalar ve ticari defterler üzerinde inceleme yapılmalıdır. Bununla birlikte sözleşme, hakediş raporları ve banka ödeme kayıtları dikkate alınarak mahcuzların mülkiyetinin borçluya yada davacı 3. kişiye ait olup olmadığı ayrıntısı ile irdelenmelidir.
Ayrıca 2009-2010 yıllarına ait ticari defterlerin çalınmış olması nedeniyle mevcut bilgi ve belgelere göre yapılacak inceleme neticesinde bu hususta da bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır.
Belirtilen tüm bu hususlar dikkate alınarak alınacak bilirkişi raporu dosya kapsamı ve toplanan tüm delillerin İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğundan mülkiyet karinesinin aksini kanıtlamaya yeterli olup olmadığı göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 25,20 TL peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.