Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9559 E. 2015/9683 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9559
KARAR NO : 2015/9683
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL(KAPATILAN) ANADOLU 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/01/2014
NUMARASI : 2013/30-2014/13

Taraflar arasında görülen davada İstanbul(Kapatılan) Anadolu 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/01/2014 tarih ve 2013/30-2014/13 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davadışı şirkete ait emtianın müvekkili nezdinde sigortalı olduğunu, İtalya’dan ithal edilen 21 kap 24.000 kg emtianın İstanbul’a nakliyesinin davalı şirket tarafından üstlenildiğini, söz konusu emtianın hasarsız ve eksiksiz olarak davalıya teslim edildiğini, İstanbul’da antrepoya taşınan emtianın muayene esnasında hasarlı olduğunun tespit edildiğini, hasar bedelini sigortalısına ödeyen müvekkilinin halef sıfatıyla davalıya karşı takibe giriştiğini, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptlini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil; hasarın CMR belgesine şerh edilmediğini, hasar tutanağının müvekkilin yokluğunda tanzim edildiğini, zararın antrepoda oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davanın halefiyet ilkesine dayalı olarak açılan rücuen tazminat davası olduğu, rücuen açılan tazminat davalarında asliye ticaret mahkemeleri değil, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle TTK 5/3. ve HMK 114/c maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat emtia sigorta poliçesinde sigortalı olan W. Sanayi Ürünleri Tic. Ltd. Şti’nin uğradığı zararın taşıyan davalıdan tahsili istemine ilişkin olup, rücuen tazminat davaları, sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi değerlendirilerek görevli mahkemenin belirlenmesi gerekir. Davacı sigorta şirketi halefiyet hakkına dayalı olarak bu davayı açtığına göre, halefi olduğu sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin mahiyetine bakılarak görevli mahkeme tespit edicektir. Davacının sigortalısı ile davalı arasında TTK’da düzenlenen taşıma ilişkisi mevcut olduğu nazara alındığında, dava, TTK’nın 4. maddesine göre ticari dava niteliğini taşıdığından, TTK’nın 5. maddesi uyarınca asliye ticaret mahkemelerinin görev alanındadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece işin esasına girilerek hüküm tesisi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.