YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7754
KARAR NO : 2015/22680
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ : Ankara 13. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/12/2014
NUMARASI : 2014/1035-2014/1122
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle genel haciz yoluyla ilamsız icra takibine başlandığı, borçluya örnek 7 numaralı ödeme emrinin tebliğ edildiği, borçlunun ise icra mahkemesine yaptığı başvuruda kredi sözleşmesinin kefili olduğunu ve asıl borçlu hakkında takip yapılmadan kendisi hakkında takip yapılamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istediği, mahkemece şikayetin kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun müteselsil kefalet başlıklı 586.maddesi uyarınca; alacaklı, asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehnini paraya çevirmeden müteselsil kefili takip edebilir. Ancak, bunun için borçlunun, ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir.
Takip dayanağı kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun Ö… İ… G… Rek.Org.İnşTic Ltd. Şti., muteriz borçlu Ö.. Y..’ın ise kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu belirlenmiştir.
İİK.nun 68/b maddesi gereğince; sözleşmede gösterilen adresin değiştirilmesi, yurt içinde bir adresin noter aracılığıyla krediyi kullandıran tarafa bildirilmesi halinde sonuç doğurur.Yeni adresin bu şekilde bildirilmemesi halinde hesap özetinin eski adrese (bila tebliğ olsa bile) ulaştığı tarih tebliğ tarihi sayılır.
Somut olayda, Ankara 18.Noterliği’nin 04.06.2014 tarihli hesap kat ihtarının, borçlu şirketin kredi sözleşmesindeki adresine gönderildiği görülmüştür. Buna göre ihtarnamenin adrese ulaştığı tarih tebliğ tarihi olarak kabul edilecektir.
Bu durumda takip tarihinden önce alacaklı tarafından asıl borçluya ihtarname gönderildiğine ve ihtar sonuçsuz kaldığına göre, müteselsil kefil olan muteriz borçlu yönünden TBK.nun 586.maddesinde öngörülen takip koşulunun gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.