Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/9463 E. 2015/9710 K. 30.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/9463
KARAR NO : 2015/9710
KARAR TARİHİ : 30.09.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 23. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/05/2014
NUMARASI : 2013/231-2014/291

Taraflar arasında görülen davada Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27/05/2014 tarih ve 2013/231-2014/291 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı Ömer aleyhine çek alacağından dolayı icra takibi başlatıldığını, takip kesinleştikten sonra davalının üzerine kayıtlı gayrimenkulü, alacaklılardan mal kaçırmak için bir başkasına sattığını öğrendiklerini ve bunun üzerine davalı aleyhine tasarrufun iptali davası açtıklarını, yapılan yargılama sonucunda icra takip dosyasındaki asıl alacak ve fer’ileriyle sınırlı olmak üzere tasarrufun iptaline karar verildiğini, davalı Ömer’in ilamın zamanaşımına uğradığı iddiası ile dava açtığını ve yapılan yargılama sonucunda davanın kabul edilerek yürütülen icra takip dosyasında, davalı için zamanaşımı sebebiyle icranın geri bırakılmasına karar verildiğini ve kararın onandığını, davalı Ömer’in ticaretten kaynaklı borçlu, müvekkilinin ise alacaklı olduğunu, davalı ile aralarında düzenlenmiş çek borcuna istinaden sözleşme bulunduğunu, borcun zamanaşımına uğramadığını ileri sürerek, İİK’nın. 33/A m. 2 vd. maddeleri uyarınca alacağın zamanaşımına uğramadığına ve alacağın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö.. B.. vekili, görev itirazı, zamanaşımı def’inde bulunmuş, dava konusu alacağın belirli olması nedeniyle kısmi dava açılamayacağını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu ettiği Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2010/920 sayılı çeke dayalı alacağının 110.412,80 TL olarak belli olmasına rağmen davasını 1.500,00 TL üzerinden açıp, harcı da bu miktar üzerinden yatırdığı, HMK’nın 107/1. maddesinde sayılan belirsiz alacak ve tespit davası koşulları bulunmamasına rağmen kısmi dava açıldığı, bu itibarla davacının HMK’nın 114/h maddesi uyarınca dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.