Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/30313 E. 2015/32845 K. 18.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/30313
KARAR NO : 2015/32845
KARAR TARİHİ : 18.11.2015

Tebliğname No : KYB – 2015/293125

Kasten yaralama suçundan sanık İ.. E..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1, 87/3, 29/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 8 ay 3 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Vezirköprü Asliye Ceza Mahkemesinin 29/01/2015 tarihli ve 2012/30 esas, 2015/52 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 03/04/2015 tarihli ve 2015/94 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 10.08.2015 tarih ve 2015/1.. – 5.. sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.09.2015 tarih ve 2015/293125 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz üzerine merci tarafından 5271 sayılı Kanun’un 231/5-14. fıkralarındaki koşullar kapsamında denetlenerek, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunup bulunmadığı, ceza miktarı, daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkûmiyet, zararın giderilip giderilmediği, suçun inkılap yasasında belirtilen suçlardan bulunup bulunmadığı ve denetim süresinin doğru tayin edilip edilmediği gibi hususlara ilişkin hukuka aykırılıklar nedeniyle denetim yapılabilmesinin, açıklanması geri bırakılan hükmün içeriğine ilişkin olan hukuka aykırılıkların denetlenememesinin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ek 7 numaralı protokol’ün 2. maddesinde “Cezai konularda iki dereceli yargılanma hakkı” başlığı altında düzenlenen “Bir mahkeme tarafından cezai bir suçtan mahkum edilen her kişi, mahkumiyet ya da ceza hükmünü daha yüksek bir mahkemeye yeniden inceletme hakkını haiz olacaktır. Bu hakkın kullanılması, kullanılabilme gerekçeleri de dahil olmak üzere, yasayla düzenlenir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olacağı,
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nm 90. maddesi uyarınca “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarda kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.” düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde AİHS iç hukukumuzun uyulması zorunlu bir parçası olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının esas bakımından incelenmesi gerekeceği, aynı zamanda Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Ceza Genel Kurulunun 22/01/2013 tarih ve 2013/1… sayılı kararının da itiraz merciinin hem maddi olay hem de hukuki yönden inceleme yapabileceğini değinmesi karşısında merciince esastan inceleme yapılarak sanık müdafinin sanık İ.. E..’in müşteki Memduh’u yaralamadığı, tanık beyanlarının bu durumu doğrulamadığı, doktor raporlarının çelişkili olduğu, aksi yönde bir kanaat olması halinde bile müvekkili hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerekeceği şeklindeki esasa yönelik itirazları konusunda karar vermesi gerekirken yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309.maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Vezirköprü Ağır Ceza Mahkemesinin 03/04/2015 tarihli ve 2015/94 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 18.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.