Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1534 E. 2015/8776 K. 01.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1534
KARAR NO : 2015/8776
KARAR TARİHİ : 01.07.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2011/593-2014/343

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29/05/2014 tarih ve 2011/593-2014/343 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Amasya Belediyesi’nin 10/05/2011 tarihli yazı ile 2011 yılı 1.döneme ait Y.E. Amaya İl Koordinatörlüğüne ait emlak vergisi ve çevre temizlik vergisi beyanlarına istinaden 2004 yılından gelen “beton asfalt döküm bedeli” ‘ne ilişkin müvekkili adına borç tahakkuk işlemi yapıldığını, müvekkilinin talebi üzerine, bu borcun 6111 sayılı Yasa çerçevesinde yapılandırılarak 77.397,39 TL’ye düşürüldüğünü, sözü edilen bedelin ilgili belediyeye 30/06/2011 tarihine kadar ödenmesi hususunun davalı T.’a yazılı olarak bildirildiğini, ancak davalının borcun kendilerine ait olmadığı yönünde olumsuz cevap verdiklerini bu nedenle 77.397,39 TL ‘nin müvekkili tarafından ödenmek zorunda kalındığını, müvekkili ile davalı arasında akdedilen 24/07/2006 tarihli “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi ” gereğince sözleşme tarihinden önceki tüm sorumluluğun ve işletme faaliyetine ilişkin tüm hak ve yükümlülüklerin davalıya ait olduğunu, bu nedenle ödenen tutardan davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, dava dışı belediyeye ödenen tutarın, ödeme gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, dava dışı belediye tarafından tahakkuk ettirilen bedelin dağıtım faaliyetine ilişkin olmaması nedeniyle işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.4 maddesinin olaya uygulanamayacağını, aynı sözleşmenin 15/2, maddesi gereğince dava konusu bedelden davacının sorumlu olduğunu, davacı şirketin özelleştirmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, ihale şartnamesi ve hisse satış sözleşmesi hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunamayacağını, ayrıca davacı tarafından düzenlenen devre esas bilanço ile geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yanlar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin 7.4. maddesinde dağıtım faaliyetinin T. tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen her türlü iş ve işlemlerin bütün sorumluluğunun T.’a ait olduğunun, 7.6. maddesinde ise sözleşmenin imza tarihinden önce dağıtım tesisleri ile dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan her türlü hukuki ve cezai Sorumluluğun T.’a ait olduğunun düzenlendiği, bu dönemde yürütülmüş bulunan bufaaliyetler nedeniyle 3. kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin davalıya yöneltilmesi gerektiği somut uyuşmazlıkta sözleşme tarihinden 3 yıl öncesinde oluşan borcun sorumlusunun sözleşmenin 7/4 maddesi de gözetildiğinde davalı T. olacağı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava tarihinden önce temerrüt gerçekleşmediğinden hüküm altına alınan tutara dava tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3.966,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.