YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6989
KARAR NO : 2015/20914
KARAR TARİHİ : 10.11.2015
MAHKEMESİ : Sakarya 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 18/12/2014
NUMARASI : 2013/912-2014/951
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı erkek tarafından kusur belirlemesi ve tazminatlar ile nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden; davalı-davacı erkeğin eşine karşı fiziksel şiddete başvurması olayından sonra, bağımsız ev temin ettiği, davacı-davalı kadının da baba evinden müşterek konuta geldiği ve tarafların üç aya yakın bir süre birlikte yaşadıkları böylece kadının eşini affettiği en azından hoşgörüyle karşılamış sayılması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı davacı erkek dava dilekçesinde eşinin ortak konutu terk ettiğini ileri sürmüşse de; terk (TMK.md.164) hukuksal nedenine dayalı bir davası bulunmadığından; Türk Medeni Kanunun 166/1.maddesine dayalı olarak açılan bu davada bu olaya dayalı olarak boşanma kararı da verilemez.Tarafların başka bir kusurlu davranışı da kanıtlanamamıştır. Durum böyleyken mahkemece davalı-davacı kadının davasının da reddine karar verilmesi gerekirken; yetersiz gerekçeyle boşanma kararı verilmesi doğru değilse de; boşanma hükmü temyiz edilmediğinden bu husus bozma nedeni yapılmamış; yanlışlık eleştirilmekle yetinilmiştir.
2-Davalı-davacının temyiz sebeplerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Yukarıda 1.bentte açıklandığı gibi, tarafların boşanmayı sağlayan kusurlu davranışları bulunmamaktadır. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmek için nafaka yükümlüsünün kusuru aranmayacağından (TMK.md.175) ve davacı-davalı kadının boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği (TMK.md.175/1) anlaşıldığından; davalının yoksulluk nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
b- Dava Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüğe girdikten sonra 09.12.2013 tarihinde açılmış, davacı-davalı kadın dana önce tazminat istememişken 04.11.2014 tarihli son oturumda 25.000 TL maddi ve 25.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesinde “Taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvafakati ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakati hükümleri saklıdır.” hükmü bulunmaktadır. O halde; davalı davacının açık muvafakati olmamasına rağmen ön inceleme duruşmasına kadar tazminat talebinde bulunmayan davacı davalı kadının ilk defa son oturumda talep ettiği maddi ve manevi tazminat istekleri ile ilgili karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2/b bendinde gösterilen sebeple kusur belirlemesi ve maddi ve tazminata ilişkin bölümlerinin BOZULMASINA, yoksulluk nafakasına ilişkin bölümünün ise yukarıda 2/a bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.11.2015 (Salı)