Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/5699 E. 2015/21273 K. 12.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5699
KARAR NO : 2015/21273
KARAR TARİHİ : 12.11.2015

MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2011/677-2014/574

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı koca dava dilekçesinde davalı kadının adresini Sarıköy Köyü- Bafra olarak bildirmiş, yerel mahkeme tarafından bildirilen bu adrese çıkarılan tebligat, davalı kadının köyde tanınmadığı gerekçesiyle iade edilmiştir. Yerel mahkeme tarafından davalı kadının adresinin araştırılması için İlçe Jandarma Komutanlığına yazılmış olmasına rağmen davalı kadının adresi tespit edilememiştir. Bunun üzerine Mahkemece 14.05.2012 tarihli oturumda davalıya ilanen tebligat yapılmasına karar verilmiş, davalıya dava dilekçesi ve duruşma günü ilan yoluyla tebliğ edilmiş, bu tebligat usulüne uygun kabul edilerek dava, davalının yokluğunda sonuca bağlanmıştır.
Tebligat Kanununun 10/2. maddesinde, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Mahkemece davalının yerleşim yeri adresim belirlemek amacıyla nüfus kaydı dosyaya alınmış ve yerleşim yeri adresi bulunmadığı tespit edilmiş olmakla birlikte davalının yerleşim yari adresi nüfus müdürlüğünden araştırılmadan ilanen tebliğ yoluna başvurulması doğru olmadığı gibi, ilanen tebliğin yapılmasını gerektiren şartların bulunduğu kabul edilse bile, bu yolla tebliğin geçerli sayılması için, ilan metninin mahkeme ilan tahtasında (divanhanesinde) askı suretiyle ilan edilmiş olması da gereklidir. Bu merasimin eksikliği, ilanen tebligatı geçersiz kılar. İlan yoluyla tebliğ bu bakımdan da geçersizdir. Bu husus gözetilmeden davalıya savunma ve delillerini bildirme hakkı tanınmadan yokluğunda hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 12.11.2015 (Prş.)