Danıştay Kararı 4. Daire 2016/11850 E. 2021/3591 K. 24.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/11850 E.  ,  2021/3591 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11850
Karar No : 2021/3591

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektromekanik Ürünler İnşaat Spor Malzemeleri İmalat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2009/9,10 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca 2009/10 dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Sultanbeyli Vergi Dairesi mükellefi …Ağaç ve Kağıt Ürünleri Üretim ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında tanzim edilen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi … Reklam Tasarım Film Kağ. ve Mat. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun tetkikinden, adı geçen mükelleflerin düzenledikleri faturaların sahte olduklarının açık ve somut olarak ortaya koyulamadığı gerekçesiyle tarh edilen vergilerde ve somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu Mahkeme kararının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin Mahkeme kararının, … Ağaç ve Kağıt Ürünleri Üretim ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve … Reklam Tasarım Film Kağ. ve Mat. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı … Reklam Tas. Film Kağ. ve Mat. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu ile; reklam faaliyeti ile iştigal etmek üzere 01/03/2007 tarihinde işe başladığı, mükellefiyetinin 29/11/2010 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, 14/05/2012 tarihli defter belge isteme yazısının 15/05/2012 tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, 13/12/2010 tarihli ilana göre …’nun şirketin yeni ortağı ve müdürü olduğu, … hakkında 02/11/2010 tarihli Vergi Tekniği Raporu bulunduğu ve bu rapor ile, sahte fatura ticareti yapmak amacıyla mükellefiyet tesis edildiğinin belirtildiği, ayrıca rapora ekli tutanak ile …’nun, ilkokul 3’ten terk olduğu, iyi okuma yazma bilmediği, ticari faaliyeti olmadığı, bazı kişilerle notere gittiği ve imza attığı, kendisinin sigortalı işe gireceğini zannettiği, onun dışında birşey bilmediğini ifade ettiği, işbu rapora ekli 12/11/2012 tarihli ifade tutanağında ise, …’nun … Ltd. Şti. ile ilgili bilgisi olmadığı, sigorta işlemleri için imza gerekli diye 06/12/2010 tarihinde kendisini notere götürdüklerini, okuma yazması olmadığı için işe alınacağı için evrakları imzaladığı, daha sonra 14/05/2012 tarihinde gelen defter belge isteme yazısı üzerine, bu hususta görüşmek için geldiği sırada şirketin kendi üzerine devredildiğini öğrendiğini beyan ettiği, 05/03/2007 tarihli yoklamada, reklam ve promosyon işiyle iştigal ettiği, iş yerinde çalışanın, depo, ambar, şubenin olmadığı, mükellefin bu iş dışında bir gelirinin olmadığı, 08/05/2008 tarihli yoklamada, mükellefin adreste olup, faaliyetine devam ettiği, mükellefin reklam, ilan, tanıtım, broşür vb fason yapımı işiyle iştigal ettiğinin çalışanları tarafından beyan edildiği, iş yerinde 4 işçinin çalıştığı, iş yerinin büro şeklinde olup 70 m2 olduğu, büro malzemelerinin bulunduğu, 04/06/2009 tarihli yoklamada, mükellefin faaliyetine devam ettiği, belirtilen adreste reklam promosyon ürünlerini fason olarak yaptırıp, sattığı, iş yerinde iki işçinin çalıştığı, iş yerinin ofis şeklinde olup, muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, mükellefin depo, şube ve aracının olmadığı, 21/01/2010 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin adreste olup, faaliyetine devam ettiği, yoklama anında çalışanın olmadığı, iş yerinin ofis şeklinde olup, iş yerinde herhangi bir emtianın bulunmadığı, muhtelif büro malzemelerinin olduğu, mükellef şirketin ortaklarının adresinde yapılan 17/02/2010 tarihli yoklamada, ortakların adresini başka bir adrese nakil aldıklarının tespit edildiği, mükellef hakkında 02/12/2010 tarihinde yapılan yoklamada mükellefin adreste faaliyetine devam ettiği, iş yerinde iki işçinin çalıştığı, yoklama zamanında şirket ortaklarının iş yerinde olmadığı, iş yerinde muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, ortakların adresinde yapılan 14/04/2011 tarihli yoklamada ise, ilgili kişilerin tanınmadığı ve adreste ikamet etmediğinin muhtarlık kayıtlarınca tespit edildiği, ortakların adresinde yapılan 15/04/2011 tarihli yoklamada da, ilgili kişilerin tanınmadığı ve bu adreste faaliyette bulunmadığı ve esnaf tarafından tanınmadığı tespitlerinin yapıldığı, 2007, 2008, 2009, 2010 yıllarında yüksek tutarlı KDV matrahı beyan ettiği, inceleme tarihi itibariyle toplam vergi borcunun 697.260,95 TL olduğu, Ba-Bs bildirimlerinin eksik ve uyumsuz olduğu, 2009 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 12.660.293,67 TL olduğu, aynı dönem ilişkin Ba-Bs analiz formuna göre, diğer mükelleflerin 16.244.266,00 TL tutarında mükelleften mal ve hizmet aldıklarını beyan ettiği, mükellef kurumun, raporda belirtildiği üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan baskın sonucu bir kısım faturanın ele geçirildiği bahse konu faturaların ise baskın sonucu ele geçirildiği, söz konusu faturaların mükellefin faturalarının bir kısmının sahte fatura düzenlediği tespit edilen şahısların adreslerinde polis baskını sonucu ele geçirildiği söz konusu faturalardan ise şirket müdürü ve ortağının bilgisinin bulunmamasının söz konusu şirketin düzenlediği faturaların sahte olduğunu gösteren delillerden olduğu, söz konusu tespitlerden mükellefin işe başlama tarihi olan 1/3/2007 tarihinden itibaren gerçek bir ticari faaliyeti olmadığı ve düzenlediği faturaların sahte olarak değerlendirilmesi gerektiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü ve rapordaki tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; … Reklam Tasarım Film Kağ. ve Mat. San. Tic. Ltd. Şti.’nin 2009 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 12.660.293,67 TL olmasına karşın, karşı mükelleflerin Ba ile 16.244.266,00 TL mal ve hizmet alışı beyanında bulunduğu, mükellefin tahakkuk eden yüksek tutarlı vergilerinin ödenmediği, yüksek KDV matrahına karşın bu ciroyu gerçekleştirecek düzeyde iş kapasitesi, işçisi, emtiası, depo ve şubesi bulunmayan söz konusu mükellefin, ihtilaf konusu dönemde gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasında bulunmadığı, piyasaya komisyon karşılığı fatura düzenlediği, dolayısıyla bu şirketten ilgili yılda alınan faturaların sahte olduğu sonucuna varılmıştır.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Sultanbeyli Vergi Dairesi mükellefi … Ağaç ve Kağıt Ürünleri Üretim ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; şirketin 2008 yılının Mart ayı itibariyle Düzce’de faaliyete başladığı, 2009 yılının Ocak ayı itibariyle ortaklık yapısı tamamen değişmek suretiyle İstanbul’a nakil olduğu, kullanıma hazır tuvalet kağıdı, kağıt mendil, kağıt havlu, masa örtüsü ve peçetelerin imalatı faaliyetiyle iştigal etmek üzere 2009 yılında kurumlar vergisi mükellefi olduğu, aynı yıl itibariyle yapılan tespitler uyarınca gerçek bir faaliyetinin olmadığının anlaşılması üzerine vergi dairesi tarafından mükellefiyetinin 31/12/2009 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, 02/11/2009 tarihinde yapılan yoklamada, belirtilen adreste başka bir mükellefin Mart/2009 tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu, ödevli şirketin ise Ocak/2009 tarihi itibariyle bu adresi terk ettiği ve şirketle ilgili yeni bir adres tespitinin yapılamadığı hususunun tespit edildiği, noter tasdikli defter kaydı bilgisinin bulunmadığı, mükellef tarafından 2009 yılının Ekim dönemine kadar katma değer vergisi beyannameleri ve üçer aylık olmak üzere aynı döneme kadar muhtasar ve geçici vergi beyannamelerinin verildiği, ancak 2009 yılı kurumlar vergisi dahil daha sonraki dönemler için herhangi bir beyannamenin verilmediği, güncel dönem borcunun 31.289,24 TL olduğu, hiçbir ödemede bulunulmadığı, şirket tarafından 2009 yılı itibariyle 20’şer cilt olmak üzere toplam 2000adet fatura ve sevk irsaliyesi bastırdığı, bu basımı yapan matbaa tarafından vergi dairesine verilen dilekçe ile alacaklarının tahsili için şirkete hiçbir şekilde ulaşamadıklarının bildirildiği, defterleri tutulmadığı anlaşılan şirketin 2009 yılının belli dönemlerine kadar verilmiş olan beyannamelerde yer alan bilgiler ile Ba-Bs analizleri yapılmak üzere tespit edilen bilgilerin birbiriyle uyuşmadığı, mükellef kurumun haklarında sahte fatura düzenlediğine ilişkin rapor bulunan mükellefler ile karşılıklı olarak birbirlerine fatura düzenlediklerinin anlaşıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü ve rapordaki tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden; 02/11/2009 tarihinde yapılan yoklamada şirkete ulaşılamadığı mükellefin Ocak/2009 itibariyle bu adresi terk ettiğinin ve Mart/2009 tarihinden itibaren başka bir mükellefin faaliyette bulunduğunun tespit edildiği, şirketin anılan hasılatı yapabilecek ticari organizasyona sahip olmadığı, katma değer vergisi beyanları ile diğer mükelleflerin (Ba) formları ile bildirmiş oldukları alım tutarları arasında önemli bir uyumsuzluk bulunduğu, vergi borçlarını ödemediği, dolayısıyla uyuşmazlık konusu dönemde gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir ticari faaliyete dayanmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının özel usulsüzlük cezasına lişkin kısmının ONANMASINA,
3.Mahkeme kararının …Ağaç ve Kağıt Ürünleri Üretim ve Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve … Reklam Tasarım Film Kağ. ve Mat. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.