Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3276 E. 2015/8820 K. 02.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3276
KARAR NO : 2015/8820
KARAR TARİHİ : 02.07.2015

MAHKEMESİ : KONYA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/09/2013
NUMARASI : 2013/115-2013/414

Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/09/2013 gün ve 2013/115-2013/414 sayılı kararı onayan Daire’nin 25/11/2014 gün ve 2013/18743-2014/18356 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının aldığı parayı geri ödememesi nedeniyle yurtdışında açtıkları davada verilen kararın kesinleştiğini bildirerek, Almanya Duisburg Asliye Hukuk Mahkemesi kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, davacı vekili karar düzeltme talep etmiştir.
Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi talebine ilişkindir. Mahkemece yargılama sırasında davacı vekiline, yabancı mahkeme kararının davalılardan K. Holdin A.Ş’ye tebliğ edildiğine ilişkin tüm evrakları sunması, aksi takdirde mahkeme kararının posta yolu ile yapılmış sayılacağı ihtarını içeren kesin süre verilmiş, kesin sürede tebliğ evraklarının sunulamadığı, bu nedenle de yabancı mahkeme kararının Alman Usul Kanunları gereğince doğrudan posta yolu ile tebliğ edildiğinin kabulünün gerekeceği, buna göre de ortada MÖHUK.m.50 uyarınca kesinleşmiş bir yabancı mahkeme kararının bulunmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Dairemiz yabancı mahkeme kararının, 1965 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümlerine Türkiye’nin koyduğu çekince nedeniyle posta yoluyla doğrudan tebliğ edilmesinin davalının savunma hakkını kısıtladığı ve kararın kesinleşmediği, bu nedenle tebligatın diplomatik yolla ve Adalet Bakanlığı vasıtası ile yapılması gerektiği görüşünde olup, mahkemece, tebliğ evraklarının 6102 sayılı HMK’nın 221.maddesi uyarınca Adalet Bakanlığından sorulması gerekirken, bu belgeleri sunması için davacıya kesin süre vermesi ve kesin süre sonunda da tebligatın posta yolu ile yapıldığı sonucuna vararak kararın kesinleşmediği gerekçesiyle davayı red etmesi doğru olmayıp bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken Dairemizin 25.11.2014 gün 2013/18743-2014/18356 sayılı kararı ile onandığı anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 25.11.2014 gün 2013/18743-2014/18356 sayılı onama kararının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 02/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.