YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14913
KARAR NO : 2015/29660
KARAR TARİHİ : 26.10.2015
Tebliğname No : 3 – 2013/367620
MAHKEMESİ : Trabzon Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/10/2013
NUMARASI : 2008/100 (E) ve 2009/205 (K)
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) 5271 sayılı CMK’nin 231/5. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, 5271 sayılı CMK’nin 231/11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde açıklanabilmesi için, suça sürüklenen çocuğun gelmediği takdirde yokluğunda karar verilebileceği ihtarını içeren duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı ile duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği gözetilmeden ve suça sürüklenen çocuğa kendisini savunma imkanı tanınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Mağdur Coşkun hakkında, Adli Tıp Kurumu Trabzon Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 13.12.2007 tarihli raporda, mağdurda tespit edilen kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğunun bildirilmesi karşısında, kırığın hayat fonksiyonlarını etkileme derecesine göre makûl ölçüde bir artırım yapılması gerekirken, 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesi uyarınca, kırığın derecesi ile orantısız biçimde dörtte bir oranında artırım yapılmak suretiyle 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılarak suça sürüklenen çocuk hakkında fazla ceza tayini,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 87/3. ve 31/3. maddeleri uyarınca tayin olunan 10 ay hapis cezasından 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesi uyarınca altıda bir oranında indirim yapıldığında, 8 ay 10 gün hapis cezasına hükmolunması gerekirken hesap hatası yapılarak 7 ay 23 gün hapis cezasına hükmolunması ve buna bağlı olarak sonuç cezanın 5.000 TL. adli para cezası yerine 4.660 TL. adli para cezası olarak belirlenmesi,
4) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 35/1. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulmak üzere sosyal inceleme raporu aldırılmaması karşısında, sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi kararda gösterilmeden hüküm kurulmak suretiyle 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35/3. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 26.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.