Danıştay Kararı 6. Daire 2020/901 E. 2021/8802 K. 24.06.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/901 E.  ,  2021/8802 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/901
Karar No : 2021/8802

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
II- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF : I- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
II- (DAVACILAR) 1- … 2- …

İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince dava konusu işlemlerin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı yapılan istinaf başvurusunun kararın parselasyona ilişkin kısmına yönelik olarak reddi, ıslah imar planı tadilatına ilişkin kısmına yönelik olarak kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılarak davanın reddi yolunda verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Gümüşhane ili, Kürtün ilçesi, … beldesi, … Mahallesi,… ada, …, … ve … parseller ile … ada, … parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda parselasyon yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Özkürtün Belediye Encümeni kararı ile ıslah imar planı tadilatı yapılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Özkürtün Belediye Meclisi kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare mahkemesince yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporun ve dosyanın birlikte değerlendirilmesinden; ıslah imar planı değişlikliği yönünden, Özkürtün beldesinin hazihazırda nazım imar planının bulunmadığı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve planlama hiyerarşisi bakımından öncelikle nazım imar planının yapılıp, daha sonra uygulama imar planının yapılması ve daha sonra gerekiyorsa plan revizyonuna gitmek yerine geniş ölçekli alanlarda yapılan imar planı değişikliklerinin yöntem haline getirilerek imar planlarının şekillendirilmesinin şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına uygun olmadığı, bu şekilde tesis edilecek işlemlerin plan bütünlüğünü bozacağı gibi ihtiyacı da karşılamayacağı; parselasyon yönünden ise düzenlemeye alınan parsellerin daha önce yapılmış bir uygulama ile oluşmuş imar parselleri olduğu, bu nedenle düzenleme bölgesinde 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı halde anılan madde uygulanarak işlem tesis edildiği, ayrıca düzenleme alanının çok farklı konumlarda birbirinden kopuk parselleri kapsadığı, düzenleme sınırının ve alanının belirlenmesine ilişkin ilkelere uyulmadığı, bu nedenle dava konusu işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İdari Dava Dairesince verilen kararda; parselasyon işlemi yönünden istinaf başvurusunun reddine; ıslah imar planı tadilatı yönünden ise dava konusu imar planı tadilatı sonrasında uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu alanda 1/5000 ölçekli nazım imar planının kabul edildiği, her ne kadar işlemlerden sonra kabul edilmişse de artık alanda yürürlükte olan bir nazım imar planı bulunduğundan dava konusu ıslah imar planı tadilatının yürürlüğe giren nazım imar planına göre tekrar değerlendirilmesi gerekli görülerek bilirkişilerden alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirme neticesinde, dava konusu taşınmazlar bakımından üst ölçekli planlarda getirilen kullanım kararları bakımından bir uyumsuzluk bulunmadığı, dava konusu 1/1000 ölçekli ıslah imar plan tadilatının kişilere özgü olmayıp bölgenin topografik yapısı, arazi kullanım olanaklarındaki kısıtlılıklar ve kadastral altyapı sorunlarına dayalı teknik zorunluluklardan kaynaklandığı ve bu yönüyle şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu, ayrıca davacıyı mağdur eden hiçbir yönü olmadığı gibi davacı lehine sonuçlar doğurduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile dava konusu ıslah imar planı tadilatının iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın bu kısmının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacının iddiaları: Danıştay Altıncı Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre ıslah imar planlarında tadilat adı altında değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle dava konusu imar planının iptaline karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idarenin iddiaları: 2981 sayılı Yasanın Ek-1. maddesinin, 3194 sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte olduğu, bu maddenin amacının 3194 sayılı Yasa uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, dosyada bulunan bilirkişi raporunda davacının mağduriyeti olmadığının belirtilmesine rağmen yalnızca anılan maddenin uygulama koşulları bulunmadığı gerekçesiyle parselasyonun iptaline karar verilmesinin uygun olmadığı, uyuşmazlık konusu parselasyonda davacı lehine işlemler yapıldığından işlemin hukuka aykırı olduğundan bahisle iptaline karar verilmesinin mümkün olmayacağı ileri sürülmektedir.

SAVUNMALARIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın ıslah imar planı tadilatına ilişkin kısmı yönünden; ıslah imar planlarında plan tadilatı adı altında değişiklik yapılmasının mevzuatta ıslah imar planları için belirlenen amaca aykırı olduğu anlaşıldığından dava konusu ıslah imar planı tadilatının hukuka aykırı olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle bozulmasına, temyize konu kararın parselasyona ilişkin kısmı yönünden; dayanağı ıslah imar planı hukuka aykırı olduğundan parselasyon işleminin dayanksız kaldığı, 2981 sayılı Kanun uyarınca kabul edilen ıslah imar planının uygulaması olarak yapılacak parselasyon işlemlerinde 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca işlem tesis edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi eklenmek suretiyle onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda ilk olarak 1993 yılında imar planı yapılmış, daha sonra alandaki mevcut yapılaşmaların karayoluna tecavüzlü olması ve mülkiyetle ilgili başkaca problemler bulunması nedeniyle 1998 yılında ıslah imar planı onaylanmış ve aynı yıl 2981 sayılı Kanunun 10/c hükmü uyarınca parselasyon yapılmıştır.
Daha sonra dava konusu … tarih ve … sayılı Özkürtün Belediye Meclisi kararı ile aynı alana ilişkin olarak “imar plan değişikliği” onaylanmış ve bu plan değişikliği neticesinde 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi ile 2891 sayılı Kanunun Ek-1 hükmü uyarınca uyuşmazlık konusu parselasyon yapılmıştır.
Dava konusu ıslah imar planı tadilatıyla, dava konusu taşınmazların yapılaşma koşulları ayrık nizam konut alanından bitişik nizam konut alanına çevrilmiş, ada formları değiştirilmiş ve alanda bazı yeni kullanım kararları getirilmiştir.
Bunun üzerine görülmekte olan dava açılmıştır.
Son olarak düzenleme alanına ilişkin olarak hazırlanan 1/1000 ölçekli ilave-revizyon uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli ilave-revizyon nazım imar planı, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karardan sonra, Kürtün Belediye Meclisince 01/11/2018 tarihinde onaylanarak askıya çıkartılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise; imar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re’sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyelerin yetkili olduğu, sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkilerin valilikçe kullanılacağı belirtilmiş, 2981 sayılı Kanunun 3290 sayılı Kanun ile değişik Ek 1. maddesinde ise; imar planı olan yerlerde, 09.5.1985 tarih ve 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları göz önünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına resen tescil ettirmeye valilik veya belediyelerin yetkili olduğu hükmüne yer verilmiştir.
2981 sayılı Kanuna 3290 sayılı Kanun ile eklenen Ek-1 sayılı maddede: “İmar planı olan yerlerde, 9/5/1985 tarih ve 3194 sayılı İmar Kanununun 18 inci maddesi gereğince arsa ve arazi düzenlemelerinde, binalı veya binasız arsa ve arazilere bu Kanundan önce özel parselasyona dayalı veya hisse karşılığı satın alınan yerler dikkate alınarak müstakil, hisseli parselleri veya üzerinde yapılacak binaların daire miktarları gözönünde bulundurularak kat mülkiyeti esasına göre arsa paylarını sahipleri adlarına re’sen tecsil ettirmeye valilik veya belediyeler yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
2981 sayılı Kanunun Uygulamasına Dair Yönetmeliğin 4. maddesinde; Islah imar planı; düzensiz ve sağlıksız biçimde oluşmuş yapı topluluklarının veya yerleşme alanlarının, sınırları belli edilmek suretiyle, mevcut durumu da dikkate alınarak dengeli, düzenli ve sağlıklı hale getirilmesi amacıyla, halihazır haritalar üzerine yapılan ve yapılanma şartlarını da belirleyen imar planı olarak tanımlanmış, 20. maddesinde; bir yerleşme alanı ya da yapı topluluğu niteliği kazanmış gecekondu alanlarında, üzerinde bir yerleşme alanı ya da yapı topluluğu niteliği kazanmış imar mevzuatına aykırı yapılar bulunan hisseli arsa veya arazilerde, üzerinde imar planı ve mevzuat hükümlerine aykırı yapılanmalar bulunan ve bu nedenle, uygulama kabiliyeti kalmamış olan imar planı olan alanlarda ve ıslah imar planı olabilecek nitelikleri taşımadığı belediye ya da valilikçe belirlenen, özel parselasyon planı bulunan alanlarda ıslah imar planı yapılacağı öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Parselasyon işlemine ilişkin olarak;
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.
Islah imar planı tadilatı işlemine ilişkin olarak;
Yukarıdaki hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden; 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işleminin ancak imar planına dayalı olarak yapılabileceği, 2981 sayılı Kanunun Ek-1. maddesinin ise; 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca yapılacak parselasyon işlemlerini tamamlayıcı nitelikte uygulama yapılmasına olanak sağladığı, bu maddenin amacının, 3194 sayılı Kanun uyarınca yapılan parselasyon işlemlerinin uygulanmasında problemlere neden olan özel parselasyona dayalı olarak veya hisse karşılığı satın alınan yerlere bir çözüm getirmek olduğu, 2981 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 3194 sayılı Kanunun 18. maddesinden farklı olarak özel parselasyona dayalı satın alınan yerlerin müstakil tahsis edilmesi olanağını sağladığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, 3194 sayılı İmar Kanunun amacı; yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak olarak belirlenmiş, imar planları ile, güvenlik ve sağlık ile ilgili konular gözönüne alınarak planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle gerekse çeşitli alanları arasında bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimlerini sağlamak, 2981 sayılı Kanunun amacı ise; esas itibariyle imar mevzuatına aykırı veya gecekondu olarak yapılan binaları mümkün olduğu ölçüde mevzuata uygun duruma getirerek korumak amacına yönelik olduğu, bu amacın gerçekleştirilmesi için imar mevzuatına aykırı yapılaşmaların bulunduğu yerlerde ve yapıların durumları dikkate alınarak öncelikle ıslah imar planlarının yapılması ve daha sonra da bu planlara istinaden ıslah imar planı uygulaması yapılması gerekmektedir.
Islah imar planlarında sağlıksız ve düzensiz yapılaşmayı mevcut durum dikkate alınarak ıslah etmek amacı bulunduğundan başka bir amaçla ıslah imar planı yapılması ve kapsama alınması gereken yapılanmaların bulunduğu bölgelerle bütünleştirilmesi amacına dönük ıslah imar planı sınırlarının genişletilmesi ya da onanlı ıslah imar planında yapılan maddi bir hatanın ortaya çıkması durumunda bu hatanın giderilmesine yönelik değişiklik yapılması dışında mevcut ıslah imar planlarının ıslah imar planı tadilatı adı altında degişikliğe konu edilmesi mümkün olmayıp, ıslah imar planlarının bulunduğu alanların ancak imar planlarının tamamen yenilenerek revizyon planı yapılması suretiyle uygulama yapılması gerektiğinden kısmi değişiklikler yapılması, ıslah imar planının amacına uygun düşmeyecektir.
Bu itibarla, 1998 yılında ıslah imar planı yapılan uyuşmazlık konusu alanda, mevzuatta ıslah imar planı için belirtilen amaçlara aykırı olarak dava konusu belediye meclisi kararı ile ıslah imar planı tadilatı yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, ıslah imar planı tadilatına ilişkin inceleme, İdare Mahkemesince verilen karardan sonra yürürlüğe giren 1/5000 ölçekli nazım imar planı uyarınca yapılmış ise de ıslah imar planlarının yapım ve tekniklerinin nazım ve uygulama imar planlarından farklı olduğu gözetildiğinde; ıslah imar planı veya ıslah imar planı tadilatı adı altında yapılan imar planlarının, nazım imar planı üst ölçekli plan alınmak suretiyle değerlendirilmesine olanak bulunmadığı açıktır.
Bu itibarla, dava konusu ıslah imar planı tadilatının reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı vekilinin temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ıslah imar planı tadilatına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Kararın parselasyona ilişkin kısmının ONANMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/06/2021 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.