YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2322
KARAR NO : 2015/8775
KARAR TARİHİ : 01.07.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2011
NUMARASI : 2009/66-2011/17
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2011 tarih ve 2009/66-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı şirket vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dünyaca tanınmış “H.” araçlarının üretimi ve pazarlanması alanında faaliyet gösterdiğini, “H.” ibaresinin müvekkili adına TPE nezdinde tescilli bulunduğunu, bu markanın dünyanın pek çok ülkesinde de tescil edildiğini ve çok tanınmış olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin “Hummer” ibareli markasının tanınmış bir marka olduğunun ve koruma altında bulunduğunun tespitine, davalılardan R.İth. ve İhr. A.Ş.’ye ait “H.” ibareli markaların müvekkiline devrine veya markanın tanınmış olması sebebiyle iptaline ve sicil kayıtlarının terkinine, davalılardan “H. Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth. İhr. San. A.Ş.’nin ünvanındaki “H.” ibaresinin müvekkilinin markasına tecavüz oluşturması nedeniyle ticaret ünvanından çıkarılmasına, dilekçede yazılı maddi ve manevi tazminatlar ile diğer istemlere karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H. Otomotiv Tekstil Turizm Yayıncılık İth. İhr. San. A.Ş. vekili “H.” ibaresinin müvekkili tarafından marka olarak değil, ticaret ünvanı olarak kullandığını, kullanılan ticaret unvanının herhangi bir iltibasa yer verecek nitelikte olmadığını savunarak, açılmış bulunan davaların ayrılmasına, müvekkil şirkete karşı açılan davada mahkememizin görevli olmadığından görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı T.. E.. Başkanlığı vekili, Enstitü aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Ankara İhtisas Mahkemeleri olduğunu, TPE’ye başvurulmadan doğrudan doğruya mahkemeye dava açılarak markanın tanınmışlığının tespitini istemenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı nazara alınarak, TPE hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı adına tescilli 181840 nolu markanın hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 199307 nolu markanın lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, deniz taşıtları ve parçaları, sandallar, motorlar, gemiler, yatlar, kotralar, botlar, feribotlar, kanolar, sandallar, gemiler için avara dişlileri, dümenler, seren direkleri, gemi gövdeleri, uskurlar, parvaneler, tekneleri indirme kaldırma ve suya indirme donanımları vb. uzay taşıtları da dahil hava taşıtları ve parçaları: balonlar, uçaklar, helikopterler, uzaya gönderilen roketler, paraşütler, çocuk arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler, yürüteçler, el arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları, market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar dışındaki tüm ürünler yönünden markanın
hükümsüzlüğüne, davalı adına tescilli 201392 nolu marka yönünden talebin reddine, davalı adına tescilli 200022 nolu markanın sadece spor araçları kiralanması hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve tanınmışlığın tespitine ilişkin talebin öncelikle TPE nezdinde başvuru konusu edilip bu yöne ilişkin TPE kararına yönelik olarak bir dava şeklinde açılmadan doğrudan TPE’nin hasım olarak gösterilerek dava açılması suretiyle talep edilmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalı R.. A.. vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı tarafça, dava dilekçesinde hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli markalar bakımından da hükümsüzlük nedeni olarak 556 sayılı KHK’nın 7/1-i bendi kapsamında tanınmışlık iddiasına dayanılmıştır. He ne kadar, Anayasa Mahkemesi’nin 27.05.2015 tarih ve 33/50 sayılı kararıyla 556 sayılı KHK 7/1-(i) bendi iptal edilmiş ve iptal hükmü derdest davalarda da uygulanacağından anılan madde somut uyuşmazlıkta dikkate alınmayacak olmakla birlikte, tanınmış markalara ilişkin olarak ülkemizin taraf olduğu Paris Sözleşmesi’nin 2. mükerrer ve TRIPS Anlaşması 16. maddesi iç hukukta doğrudan uygulanabilir hükümler niteliğindedir. Bu durumda, somut uyuşmazlıkta hükümsüzlük talebine konu markaların kapsadığı farklı mallar bakımından da davacının dayandığı ”H.” markasının, Paris Sözleşmesi’nin 2.mükerrer 6. ve TRIPS 16 maddeleri kapsamında tanınmışlığın ön mesele olarak değerlendirilerek bir sonuca ulaşılması gerekir.
Bu bakımdan, mahkemenin dava dilekçesinde TPE’nin de hasım gösterilmek suretiyle tanınmışlığın tespitine yönelik talebin atiye terk edilmiş olması sebebiyle diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan marka hükümsüzlüğü davasında tanınmışlık olgusunun dikkate alınamayacağına ilişkin görüş isabetli bulunmamaktadır. Bu itibarla, TPE aleyhine açılan tanınmışlığın tespiti davası ile diğer davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş aleyhine açılan hükümsüzlük davasının hükümsüzlük sebeplerinin farklı ve ayrı birer dava niteliğinde olması, yine davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp esasen hükümsüzlük davasının da sicilde marka sahibi olarak kayıtlı olan şirket aleyhine açılabileceği dikkate alınarak somut uyuşmazlıkta davacının yukarıda bahsi geçen tanınmışlık iddiasının da yukarıda bahsi geçen uluslararası sözleşmelerin hükümleri kapsamında farklı mal ve hizmetler bakımından tartışılıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı R. İthalat ve İhracat A.Ş vekilinin tüm, davacı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 9,30 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 01/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.