Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2015/28557 E. 2015/30372 K. 28.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28557
KARAR NO : 2015/30372
KARAR TARİHİ : 28.10.2015

Tebliğname No : 2015/300775 – Kanun Yararına Bozma

Kasten yaralama suçundan sanık M.. U..’un, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 457/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4/1. maddesi uyarınca 2.310,00 yeni Türk lirası ağır para cezasına çevrilmesine dair Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2005 tarihli ve 2003/1075 Esas, 2005/118 sayılı Kararının infazı sırasında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9. maddeleri kapsamında sanığın hukuki durumunun yeniden belirlemesi amacıyla yapılan uyarlama yargılaması sonucunda sanığın, Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 457/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-8. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetim süresine tâbi tutulmasına ilişkin aynı Mahkemenin 02/03/2011 tarihli ve 2010/939 Esas, 2011/220 sayılı Kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun’un 231/11. maddesi uyarınca hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 457/1 ve 59/2. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Mahkemenin 01/10/2014 tarihli ve 2014/531 Esas, 2014/595 sayılı Kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 19.08.2015 tarih ve 2015/16909–54279 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 08.09.2015 tarih ve 2015/300775 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” şeklindeki düzenlemeye göre, Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/03/2005 tarihli ve 2003/1075 Esas, 2005/118 sayılı Kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/1, 457/1, 59/2 ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddeleri uygulanmak sureti ile verilen
2.310,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının sanık lehine olduğu hâlde, yazılı şekilde karar verilmesinde; isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verileceğinde, CMK’nin 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği, mahkemenin de açıklanması geri bırakılan hükmü aynen açıkladığı,
Sanık hakkında uyarlama yargılanmasında CMK’nin 231. maddesinde belirtilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi için kararın Yargıtay 3. Ceza Dairemiz tarafından bozulduğu, bozma sonrasında mahkemece CMK’nin 231. maddesi uygulanarak lehine askıda bir hüküm verildiği, 5 yıllık denetim süresinde suç işlemediği takdirde düşme kararı verileceği, bunun sanığın lehine olduğu, buna rağmen sanığın denetim süresinde suç işlediği nedenle uyarlama öncesi verilen ceza ile ilgili kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, bu açıklamalara göre; mahkemenin CMK’nin 231/11. maddesi uyarınca hükmün aynen açıklanması kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE; 28.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.