YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5697
KARAR NO : 2015/21281
KARAR TARİHİ : 12.11.2015
MAHKEMESİ : Çorlu 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 04/11/2014
NUMARASI : 2013/168-2014/760
Taraflar arasındaki “boşanma, birleştirilen boşanma, aile konutu şerhi konulması ve tedbir nafakası” davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa, bilinen en son adresinde yapılır (Teb. K.md.10/1). Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır (Tebligat Kanunu Uygulama Yönetmeliği md.16/1). Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adres olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Başkaca adres araştırması yapılmaz (Teb. K. md.10/2, Yönetmelik md.16/2). Bu hükümlere göre, gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesi, davalı-davacının bilinen en son adresine tebliğ için gönderilmeli, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya bu adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresine çıkarılmalıdır. Bilinen son adreste tebligatın yapılamadığı veya bu adresin tebliğe elverişli olmadığı anlaşılmadan doğrudan muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinde tebligat yapılamaz. Davalı-davacı, azilnamede adresini göstermiş olup, gösterdiği bu adres, bilinen en son adresi sayılır (Yönetmelik md.16/1). Aynı adresin, davalı-davacının adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi olduğu görülmekte ise de, gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesinin tebliğ için, bu adresin; adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilmeksizin gönderilmeden, diğer bir ifade ile bu adresin tebliğe elverişli olup olmadığı anlaşılmadan aynı adreste, tebligat zarfında adresin “adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu” belirtilmek suretiyle, doğrudan Tebligat Kanununun 21. maddesinin (2.) fıkrası uygulanarak evrakın muhtara teslim edilmesi suretiyle tebliğ edildiği görülmektedir. Bu haliyle gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesinin davalı-davacıya tebliği usulsüzdür. Açıklanan bu sebeplerle, gerekçeli karar ve temyiz başvuru dilekçesinin, yukarıda belirtilen usul uygulanarak davalı-davacıya tebliği ile, temyiz süresi de beklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalli mahkemesine İADESİNE oybirliğiyle karar verildi.12.11.2015 (Per.)