YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4985
KARAR NO : 2015/17153
KARAR TARİHİ : 03.11.2015
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ARABAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2014
NUMARASI : 2014/159-2014/276
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 03/11/2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı vekili Av. E.. Ç.. geldi. Karşı taraf davacı vekili Av.H.. Ç… geldi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili müvekkilinin 96 parsel numaralı taşınmazın maliki olduğunu, davalıya ait komşu 94 parsel numaralı taşınmazın bir kısmına iyi niyetle fıstık ağacı diktiğini, ağaçların mahsul verir duruma geldiğini, davalının ağaçları dikmesine rıza gösterdiğini, müdahalede bulunmadığını, diktiği ağaçlar nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğini, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla muhtesat bedelinin tahsili için açtığı davada bilirkişi raporuna göre, toplam ağaç bedelinin 109.825 TL olduğunun belirlendiğini; mahkemece fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydı ile 10.000 TL hükmedildiğini ileri sürerek, 99.825 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilinin istemiştir.
Davalı vekili cevabında; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunmuş, müvekkilinin açtığı müdahalenin önlenmesi davasının davacı aleyhine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davacının iyiniyetli olmadığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Araban Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/102 Esas – 2014/102 Karar sayılı dosyasında bilirkişi raporu ile toplam ağaç bedelinin yetiştirme dahil 109.825.TL olduğunun belirlendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.TL’na hükmedildiğini, mahkeme tarafından hükmedilmeyen 94 parsel için yapılan 99.825.00.TL imar ve ihya bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Alacağın bir kısmı için dava açılabilir. Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması koşulu ile de ek dava açılması olanaklıdır. Ek dava ise, asıl dava kesinleştikten sonra ya da zamanaşımını kesmek gibi amaçlarla asıl dava kesinleşmeden önce açılabilmektedir. Davalı ek davada derdestlik itirazında da bulunamaz. Çünkü, kısmi dava ile ek davanın ilişkin olduğu alacak kesimleri, yani müddeabih farklıdır. Ancak, kısmi davada verilen hüküm ek davayı etkileyecektir. (Bkz. Baki Kuru HUMK. 6. Baskı, Cilt 2, 2001, syf.1559 )
Ancak, ek davaya bakan mahkeme kısmi davanın sonuçlanmasını bekletici sorun yapmalıdır. Çünkü, kısmi dava tamamen veya kısmen reddedilecek olursa bu karar ek dava için kesin hüküm teşkil edecek, kısmi dava tamamen kabul edilirse de kararın tespite ilişkin bölümü ek dava için kesin hüküm teşkil edecektir. (HGK.15.02.1980 gün, 1980/9-73 Esas 1980/186 Karar, 1981/11-1130 Esas-1982/549 Karar, 1988/15-572 Esas-1988/898 Karar)
Somut olayda, davacı tarafından davalı aleyhine açılan kısmı dava taleple bağlı kalınarak sonuçlanmış olup, ancak temyiz aşamasındadır. Hal böyle olunca mahkemece, önceki davanın kesinleşmesi beklenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Bozma sebebine göre, diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine
ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.