Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1378 E. 2015/8833 K. 06.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1378
KARAR NO : 2015/8833
KARAR TARİHİ : 06.07.2015

MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2014
NUMARASI : 2014/445-2014/366

Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30/09/2014 tarih ve 2014/445-2014/366 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın davalı tarafından hava yolu ile taşınması sırasında hasarlandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen tazminatın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine davalının itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, emtianın alıcıya hasarsız teslim edildiğini, sorumlu olmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davalının hava yolu ile taşıdığı emtiadan bir kısmının hasarlandığını, davacının ödediği sigortalısının gerçek zararının sınırlı sorumluluk kapsamında kaldığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava nakliyat emtia sigorta sözleşmesine dayalı rucuen tazminatın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının sigortalısı ile davalı arasında bağıtlanan taşıma sözleşmesi uyarınca, davalının hava yolu ile taşımayı üstlendiği emtiayı, İzmir’den M.’ın B. şehrine taşımış ve ihtirazı kayıtsız gönderilene teslim etmiştir. V. Konvansiyonu’nun 26. maddesinde yükün alıcıya ulaşmasından itibaren 14 günlük hak düşürücü süre içinde hasar ihbarı yapılması gerektiği düzenlenmiş ise de, ihbarın yapılmamış olması hasarın meydana gelmediğine dair karine oluşturur ve bu karinenin aksi lehine sonuç doğacak ilgili tarafından kanıtlanabilir.
Somut olayda teslim anında hasar tutanağı tutulmadığı, süresinde hasar ihbarı yapıldığı ileri sürülüp kanıtlanmadığı gibi, mahkemece de emtianın hasarlandığının kabulüne yönelik gerekçeler kararda gösterilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Kabule göre de; davacının sigortalısının gerçek zararı, alıcının düzenlediği fatura, bilirkişi raporuna göre 1446,48 € olup, poliçede belirtilen ve bilirkişi raporunda hesaplamada göz önüne alınan % 10 bedel artışı, sigortacı ile sigortalı arasında sonuç doğurur ise de sözleşmenin tarafı olmayan davalıya bu bedel artışının uygulanması söz konusu değildir. Buna göre davalının sorumluluğunun ve işlemiş faizin 1446,48 € karşılığ TL üzerinden hesaplanması gerekirken, fiyat artışının uygulanması sonucu belirlenen miktar üzerinden hesaplanması doğru olmamıştır.
Ayrıca dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkca kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır. Bu nedenle, İİK’nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekirken kabulü de doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.