Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2015/11883 E. 2015/23380 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/11883
KARAR NO : 2015/23380
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ : Ankara 1. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2014
NUMARASI : 2014/461-2014/1431

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 07.12.2015 günü temyiz eden davalı A.. Y.. vekili Av. Meltem Kuru geldi. Karşı taraf davacı K.. S.. ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davalıya dava dilekçesinde gösterilen adreste tebligat yapılamamış, dava dilekçesi ve ön inceleme duruşması, davalının adres kayıt sisteminde yer alan yerleşim yeri adresinde Tebligat Kanununun, 6099 sayılı Kanunla değişik 21/2. maddesi uyarınca 14.05.2014 tarihinde mahalle muhtarına teslim edilmek suretiyle tebliğ edilmiştir. Davalı ile davacının “adres kayıt sisteminde” kayıtlı olan yerleşim yeri adreslerinin aynı adres olduğu görülmektedir. Ayrıca davacının; tebliğ memuruna ” kızı olan davalının bu adresten ayrıldığını ve yurt dışında yaşadığını” beyan ettiği, tebliğ mazbatasına tebliğ memurunca yazılarak imzalanan şerhten anlaşılmaktadır. Davalının ekonomik ve sosyal durumunun tespiti maksadıyla yapılan araştırma üzerine zabıta tarafından tutulan 12.6.2014 tarihli tutanakta da, tebligat yapılan adreste davacının oturduğu, davalının aynı zamanda annesi olan davacı ile görüşmediği ve çevreden tanınmadığı bilgisi yer almaktadır.
Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Yasayla ilave edilen hüküm; bu adresin aynı davada “hasım” olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir.

…/…

Aksi halde, aynı davada “hasım” durumunda olan kişilerin yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebligat yapılmış olması kabul edilirse, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi sonucuna yol açar. Oysa usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir. Davacının tebliğ memuruna verdiği beyan ve zabıta araştırmasında, yurt dışında bulunan ve o adreste yaşamadığı belirlenen davalıya aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden, davalıya usulünce tebligat yapılarak duruşmaya katılma ve savunma hakkını kullanma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkının (HMK. md. 27) ihlali sonucunu doğurduğundan; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 07.12.2015 (Pzt.)