Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/3321 E. 2015/8850 K. 06.07.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3321
KARAR NO : 2015/8850
KARAR TARİHİ : 06.07.2015

MAHKEMESİ : İSTANBUL (KAPATILAN) 38. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2011/232-2014/31

Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 38. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/02/2014 tarih ve 2011/232-2014/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili S. AG ‘nin, merkezi İsviçre’de bulunan S. Group’a bağlı bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin swatch markalı ürünler saat, takı ve aksesuar üretimi ve pazarlaması yaptığını, müvekkili tarafından ithalatı, satışı ve pazarlaması yapılmakta olan orjinal tasarımlı ve s. markalı ürünlerin, Dünya üzerindeki birçok ülkede satış ve pazarlaması yapılan , dünya ölçeğinde tanınmış marka ve ürünler olduğunu, gerek model alternatifleri , gerekse de kaliteleri ile saat, bijuteri ve aksesuar alanında dünya lideri olan S. ‘ın tüketici ve tüm toplum kesimleri üzerinde tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de uzun yıllara dayanan haklı bir üne sahip olduğunu, davalıların, ”D.K.” adı ve markası ile Türkiye pazarında saatçilik alanında faaliyet gösteren iki firma olduğunu, buna karşı davalı şirketlerin, dünyaca tanınmış S. markası ait tasarım ve ürünleri taklit etmekte ve müvekkilinin markasal faaliyetleri ile ön plana çıkardığı ürünlerin aynı ve benzerlerini kendi adlarına ”D. K.” markası ile pazarlayarak, haksız rekabet yarattığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili davalı E.. Ş..’nin söz konusu D. K. markasının sahibi olmasına karşın bu markayı kullanan firma olmadığını, müvekkili davalı E. Dış Ticaret Ltd. Şti’nin ise almış olduğu lisans çerçevesinde söz konusu markayı kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi kök ve ek raporu, deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının GO 105, SFK 3106, YNS 107, SVCK 4032 G ve YOG 100 G kod nolu saat ürünleri ile ayniyet derecede benzerlik D.K. markalı saat ürünleri üretmesinin TK m. 56 ve 57/5 çerçevesinde haksız rekabet fiili teşkil ettiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Ek raporda da bu görüşten ayrılınmadığı, davalı E. Saat Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti ile Essa Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında İstanbul 26.Noterliği’nin 31/03/2008 tarih, 04418 yevmiye nolu tasdikli marka lisans sözleşmesine göre 03/04/2008 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile E. Saat Ltd. Şti ‘nin lisans veren 2004/25168 nolu D. K. markasından doğan haklarının E. Ltd. Şit’ne lisans olarak devretmiş olup davalı E. Ltd.Şti 28/06/2000 tarihinde tescil ile her türlü saat ithalat ihracat ve devamı konularda faaliyet göstermek üzere kurulduğu, davalı E. Saat Ltd.Şti her türlü saat ithalat ihracat imalat vb. konularında faaliyet göstermek üzere 02/07/1993 tarihinde tescil edildiği, davacının uluslarası tescilli bulunan tasarımları 2005 yılından itibaran 10 PI ‘ra tescil olunduğu, Türkiye’de alınan ürünlerin satışına ilişkin faturalar 2010 tarihli olup davalı E. Saat Ltd. Şti. adına D.K. markasının tescili 2004 tarihli olup, dosyada davalı adına tasarımın tescilinin bulunmadığı, marka tescili mevcut olmadığı, haksız rekabet yönünden, davacı tarafça üretilen ve satışı yapılan S. markalı saatlerle ayniyet derecede benzerlik gösterdiği anlaşılmakla, ürün satışının 6742 sayılı yasanın 56. maddesi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu kabul edilerek davalının davacı şirkete karşı haksız rekabet yaptığının tespiti ile müdahalesinin men’ine, tazminat taleplerinin kısmen reddine, somut olayda dava tarihi 29/10/2010 olup karar tarihine kadar yaklaşık 4 yıllık bir sürenin geçtiği bu suretle olayın güncelliğin yitirdiği gerekçesiyle hükmün basın yoluyla ilan edilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 511,10 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 06/07/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.