YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6595
KARAR NO : 2015/23564
KARAR TARİHİ : 08.12.2015
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Aile Mahkemesi
TARİHİ : 23/12/2014
NUMARASI : 2013/257-2014/855
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, eşya ve ziynetler yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise, gerekçeli kararın hüküm bölümündeki kusur belirlemesine ilişkin çelişki, erkeğin boşanma davası ve fer’ileri yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 08.12.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-karşı davacı M.. Ç.. ve vekili gelmedi. Karşı taraf temyiz eden davacı-karşı davalı A.. Ç.. ile vekili Av. E.geldiler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece; kısa kararda ve kısa karara uygun olarak düzenlenen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, “davacı-karşı davalı erkek yararına maddi ve manevi tazminat verilmesine” şeklinde hüküm kurulduğu halde, kararın gerekçesinde bir bölümde davacı-karşı davalı erkeğin ağır kusurlu olduğuna, başka bir bölümünde ise, davalı-karşı davacı kadının ağır kusurlu bulunduğuna hükmedilmesi suretiyle, hükmün gerekçesinde kusur belirlemesi yönünden çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK ın.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması vc kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde, mahkemecc yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
2-Tarafların taleplerinin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe vc tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar vc değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi vc taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi de zorunludur (6100 s. HMK.md. 297/2,298/2). Davalı-karşı davacı kadın eşya ve ziynet alacakları yönünden davaya konu şeylerin aynen teslimi, aynen teslimi mümküm olmadığı durumunda ise, bedelini talep etmiştir. Mahkemece, dava konusu şeyler hakkında “aynen iade, aynen iade olmadığı taktirde bedelin tahisili” şeklinde karar verilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde “aynen veya bedelinin erkekten alınarak kadına verilmesi” şeklinde tercihli bir hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
…/…
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 1. ve 2. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, 1. bentte gösterilen sebeple, tarafların boşanma davası ile fer’ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2. bentte gösterilen sebeple ziynete ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, duruşma için taktir olunan 1.100,00 TL. vekalet ücretinin M’den alınıp Ah.ya verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 08.12.2015 (Salı)