YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10931
KARAR NO : 2015/4672
KARAR TARİHİ : 28.09.2015
Tebliğname No : 7 – 2012/304980
MAHKEMESİ : İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/09/2012
NUMARASI : 2010/129 (E) ve 2012/432 (K)
SUÇ : 5846 Sayılı Kanuna Aykırılık
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 08/04/2014 tarih 2013/7-591 Esas 2014/171 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçlarında suçun mağdurunun doğrudan eser sahipleri olmayıp toplum olduğu cihetle,
UYAP ortamında yapılan araştırmada benzer eylem nedeniyle sanık hakkında, İzmir 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 25/01/2011 tarih, 2009/15 Esas 2011/21 Karar sayılı karar ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/2016 esasında ve İzmir 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi’nin 21/02/2011 tarih, 2010/267 Esas 2011/50 Karar sayılı karar ile verilip aynı gün incelemesi yapılan ve bozulmasına karar verilen Dairemizin 2015/2023 esasında kayıtlı olan dava dosyalarının da mevcut bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Anılan dosyalar getirtilip incelenerek mümkün olanların birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2- Sanığın işyerinde yakalanan dava konusu bandrolsüz eserler üzerinde hak sahibi olan şirketin sanıktan şikayetçi olup, hak sahibi olduğunu ispatlaması ve davaya katılmasına karar verilmesi karşısında, eylemin 5728 sayılı Kanun ile değişik 5846 sayılı Kanunun 71/1 ve 81/13. maddeleri kapsamında kaldığı gözetilmeden yerinde görülmeyen gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Sanık Halil Müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28/09/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.