YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/10075
KARAR NO : 2015/9831
KARAR TARİHİ : 27.10.2015
MAHKEMESİ : Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarına göre sanık müdafiin duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 318. maddesi uyarınca reddiyle, incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dava konusu olayla ilgili… Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı öncesinde mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması yönündeki ara kararı gereğince Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesince düzenlenen 29.06.2011 gün 2946 sayılı raporda “mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olan
(Travma Sonrası Stres Bozukluğu) denilen psikiyatrik bozukluğun tespit edildiği, bu duruma göre mağdurenin, mağduru bulunduğu olay nedeniyle ruh sağlığının bozulduğu” belirtilmesine rağmen, görevsizlik kararı sonrası …Ağır Ceza Mahkemesinin aynı hususta rapor alınmasına yönelik ara kararı gereğince aynı İhtisas dairesin aynı gün ve heyetçe düzenlenen 2945 sayılı raporunda “mağduru bulunduğu olaydan kaynaklanmış Subklinik Travma Sonrası Stres Bozukluğu tespit edildiği, ruh sağlığının etkilendiği ancak bu etkilenmenin ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olmadığı” belirtilmesi sonucunda raporlar arasında çelişki oluştuğu ve bu çelişkinin dosya ile mağdurenin Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmek suretiyle giderilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçların yeniden düzenlenmesi karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, lehe olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.