Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2015/12213 E. 2015/18141 K. 24.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12213
KARAR NO : 2015/18141
KARAR TARİHİ : 24.11.2015

Mahkemesi : Ağır ceza Mahkemesi

Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat

Davacı vekilinin 27.09.2006 tarihli dilekçesi ile müvekkili davacının bir suç soruşturması nedeniyle tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda üzerine atılı suçtan cezalandırılmasına hükmedildiğini ancak erken tahliye edilmemesi nedeniyle fazladan cezaevinde kaldığını belirterek 466 sayılı Kanun gereğince maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin açılan davanın mahkemece kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Tazminat davasının dayanağı olan.. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2001/206 Esas – 2006/102 Karar sayılı ceza dava dosyasının incelenmesinde; sanığın (davacının) teşekkül halinde uyuşturucu madde ithal etme suçundan 25.05.2001 tarihinde tutuklandığı, tahliye edildiği 10.06.2005 tarihine kadar 4 yıl 17 gün süre ile tutuklu kaldığı, tüm yargılamalar sonucunda 4 yıl 2 ay hapis cezasına hükmedildiği, davacının yargılaması kısa sürede sonuçlanmış olsaydı veya daha az tutuklu kalmış olsaydı, hükümlü sayılması nedeniyle ve iyi halli olmak koşuluyla cezaevinde kalması gereken toplam sürenin 1 yıl 8 ay olması gerektiği, böylece davacının 2 yıl 4 ay 16 gün haksız yere tutuklu kaldığı, hükmün temyiz edilmeksizin 29.06.2006 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının 27.09.2006 tarihinde, işlem tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun gereğince öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye açıldığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla,

Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Tutuklanmadan önce keresteci olarak çalıştığını iddia eden davacının bu dönem içerisinde maddi zararını vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi resmi bir belgeyle ispatlayamadığı nazara alınıp, davacının vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklu kaldığı dönemde geçerli olan 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden kesinti yapmadan hesaplanacak 8.126,34 TL’nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken,…Ticaret Odası yazısı esas alınarak yapılan hesaplama sonucu maddi tazminatın fazla tayini, mahkemenin 15.09.2008 tarihli 2006/293 Esas – 2008/240 Karar sayılı ilk hükmü ile birlikte, davacı lehine faiz verilmeksizin 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiği, hükmün yalnızca davalı tarafından temyiz edilmesi ve Dairemizin 24.04.2012 tarih, 2011/6295 Esas – 2012/10693 Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı taraf lehine bozulması nedeniyle, bu hususun davalı hazine lehine kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden bozulan kararda yazıldığı miktarda davacı yararına 10.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hükmü temyiz eden davalının aleyhine olacak şekilde, manevi tazminatın 20.000 TL’ye yükseltilmesi, davacı tarafından yasal faiz talep edilmemesine rağmen kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları için tutuklama tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, davanın kısmen kabul edilmesi karşısında davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmedilen toplam tazminat miktarı nazara alındığında 3.000 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hükmün maddi ve manevi tazminata ilişkin olan 1. bendinin hükümden bütünüyle çıkartılarak bunun yerine 1. bendi olarak; “Davanın KISMEN KABULÜ ile TL 8.126,34 TL maddi tazminat ve 10.000 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınıp davacı Kemal KORKMAZ’a verilmesine.” ibaresinin eklenmesi ve hükmün vekalet ücretine ilişkin 2. bendinin içeriğinin hükümden bütünüyle çıkartılarak yerine 2. bent olarak “Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 3.000 TL maktu vekalet ücretinin davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.