YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2837
KARAR NO : 2015/7616
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/04/2014
NUMARASI : 2013/55-2014/240
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/04/2014 tarih ve 2013/55-2014/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı bankanın müşterisi olduğunu, müvekkili ile davalı banka arasında hesap açma dışında hiçbir sözleşme bulunmadığını, davalı bankanın hiçbir yazılı bilgi, uyarı ve ihtarı bulunmaksızın müvekkilinin hesabından para çektiğini, bu hususun fark edilmesi üzerine bankaya gönderilen uyarı ile iade talep olunduğunu, fakat herhangi bir iade yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.880,00 TL’nin işlemiş ve işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; müvekkili banka ile davacı şirket arasında 31.02.2008 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 03.03.2009 tarihinde ve 15.10.2009 tarihinde yenilendiğini, yapılan kesintilerin sözleşmelere ve mevzuata uygun olduğunu ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taraflar arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerin yenilendiği ve ayrıca da taraflar arasında Kobi Bankacılığı paket sözleşmesi imzalandığı, tahakkuk eden ve yapılan kesintilerin sözleşme ve mevzuata uygun olduğu, sözleşme hükümlerine göre de davalının hesaptan kesinti yapabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, bankacılık işleminden kaynaklanmakta olup, uyuşmazlığın halli özel ve teknik bilgiyi gerektirmektedir. Nitekim, mahkemece de bu husus kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılması cihetine gidilmişse de, inceleme diğer banka uygulamaları karşılaştırılmak suretiyle yapılmamış olup, hükme esas alınan rapor denetime elverişli değildir. Bu durumda mahkemece, Dairemizin yerleşmiş içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bu hususta emsal banka uygulamaları da araştırılıp uyuşmazlık konusu kesintilerin diğer bankalarca hangi oranda tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı hususunda bankacılık işlemleri konusunda ehil kişilerce bilirkişi incelemesi yapılması ve bu meyanda; denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.