Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/14977 E. 2015/31446 K. 18.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/14977
KARAR NO : 2015/31446
KARAR TARİHİ : 18.06.2015

Tebliğname No : 4 – 2014/172152
MAHKEMESİ : Kiraz(Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 12/03/2014
NUMARASI : 2013/228 (E) ve 2014/71 (K)
SUÇ : Tehdit

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir;
Ancak:
Dairemizce benimsenen YCGK’nın 21.05.2013 tarih ve 2012/5 esas 2013/248 sayılı kararında da belirtildiği üzere, kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması halinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunludur. Aksi takdirde kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi söz konusudur.
Bu itibarla somut olayda, sanığın telefonla aradığı mağdur ile arasında geçen konuşmaların, önceden bir plan dahilinde bu konuda hazırlığa girişmeyen ve sanığı böyle bir görüşme ve konuşma gerçekleştirmeye yöneltmeyen mağdur tarafından gizlice kaydedilmesi, kanıtların kaybolması ve bir daha elde edilememesi tehlikesini ortadan kaldırmaya yönelik ve zorunlu bir önlem niteliğinde olduğundan, ayrıca telefon görüşmesi vakıası, içeriği dışında sanık tarafından da doğrulandığından, hukuka uygun biçimde elde edildiği saptanan bu ses kaydının delil olarak kabulü ve bu bağlamda sesin sanığa ait olup olmadığının konusunda uzman bir kriminal ses laboratuvarında yapılacak araştırma sonucunda tespiti ile delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun buna göre belirlenmesi gerektiği, ancak telefon konuşmasında geçen “hayatınızı duman edeceğim bir hafta içinde” biçimindeki tehdit sözlerinin TCK’nın 106/1-2. cümle kapsamında basit tehdit suçunu oluşturduğu, takibi şikayete bağlı olan bu suçla ilgili olarak mağdurun 12.03.2014 tarihli duruşmada şikayetinden vazgeçtiği ve sanığın da bu vazgeçmeyi kabul ettiği,
Anlaşıldığından, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi bu nedenle yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca KAMU DAVASININ DÜŞMESİNE, 18/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.