Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/16243 E. 2015/7513 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/16243
KARAR NO : 2015/7513
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2011
NUMARASI : 2007/674-2011/311

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/05/2011 gün ve 2007/674-2011/311 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/06/2014 gün ve 2014/4577-2014/10290 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkilinin %44 hissedarı olduğu davalı şirketin, dava dışı Ü. İnş. A.Ş’ye ait A.’daki otel yapım işini üstlendiğini, inşaat işinin, inşaat mühendisi olan müvekkilinin himayesinde tamamlandığını, 6 nolu hakedişin her iki tarafça imzalandığını, 7 nolu hakedişin ise iş veren firma tarafından imzalanmadığını, bu hakedişlere ilişkin faturalar yüklenici şirket tarafından kesilmediğini, davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ile yüklenici firmanın hakim ortaklarının M.Ü.ve A, Ü,olduğunu, 7 nolu hakedişte belirtilen işler tamamlandıktan sonra, otel inşaatında çalışan 100’e yakın işçinin istifa ettirilerek Ü.İnşaat A.Ş. bünyesinde çalıştırılmaya başlandığını, bunun yöneticilere yüklenen özen gösterme, rekabet yasağı ve iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğunu, davalı şirkete ait bir kısım malzemelerin Ü,İnşaata bedelsiz ve kira alınmadan kullandırıldığını, davalı şirketin ticari kayıtlarına gider olarak işlenen ürünlerin yüklenilen işlerde kullanılmadığını, stokta da başkaca işlere sarf edilmiş olarak görülmediğini, 10.09.2007 tarihli genel kurulda da 2006 yılı bilanço kâr/zarar hesabı görüşüldüğünü, davalı şirketin 10.09.2007 tarihli genel kurulunun 3 numaralı “2006 yılı bilanço, kâr/zarar hesaplarının ayrı ayrı onaylanarak oy çokluğu ile kabul ve tasdik edilmesi” kararının kanuna, esas sözleşme hükümlerine ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, davacının mali haklarına zarar verdiğini ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptalini talep ve dava etmiş, birleşen davada da 10.09.2007 tarihinde görüşülen ve müvekkili tarafından kabul edilmeyen, gerçek olmayan, müvekkilinin mali haklarını ortadan kaldıran bilançonun tahkiki için özel denetçi atanmasını talep etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.06.2014 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili,bu kez, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin asıl davaya HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir,
2- Birleşen dava yönünden davalı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; birleşen davadaki istem davalı şirkete özel denetçi tayini istemine ilişkindir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK.nın 348. maddesine göre özel denetçi atanmasına ilişkin kararlara karşı temyiz yolu açık iken, kararın temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.nın 440. maddesinde, özel denetçi atanmasına ilişkin kararların kesin olduğu öngörülmüş olup, usulü nitelikteki bu düzenlemenin derhal uygulanması gerekir.
HUMK’nın 432/4. maddesine göre, temyizi kabil olmayan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01/06/1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleşme Kararı uyarınca Yargıtay ilgili dairesi tarafından da bu konuda karar verilebileceğinden, birleşen davada davalı vekilinin, davalı şirkete özel denetçi tayini talebinin kabulüne dair karara karşı bulundukları temyiz isteminin temyiz incelemesinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 440. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken onanmasına karar verilmesi doğru olmadığından Dairemizin 02/06/2014 gün 2014/4577 esas 2014/10290 karar sayılı onama ilamının birleşen dava yönünden kaldırılarak davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin asıl davaya yönelik karar düzeltme isteğinin HUMK ‘nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 02/06/2014 gün 2014/4577 esas 2014 / 10290 karar sayılı onama ilamının birleşen dava yönünden kaldırılarak, davalı vekilinin birleşen dava yönünden temyiz isteminin REDDİNE, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.