Danıştay Kararı 10. Daire 2019/11579 E. 2021/3618 K. 23.06.2021 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/11579 E.  ,  2021/3618 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2019/11579
Karar No : 2021/3618

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1- …
2- …
3- …
4- ….
5- …
6- …
7- …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:.., K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ….’nin 25/08/2012 tarihinde … ili, … ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu … Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırıldığı, tedavi sonrasında gözetim altında tutulması gerekirken taburcu edildiği ve tekrar durumunun ağırlaşması üzerine 31/08/2012 tarihinde Osmancık Devlet Hastanesine müracaat ettiği, buradan … Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevkinin yapıldığı ancak yapılan müdahalelerin sonuç vermemesi nedeniyle 02/09/2012 tarihinde hayatını kaybettiği, söz konusu olayda davalı idarenin sağlık personelinin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zarara karşılık …. için 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi; … için 5.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi; … için 5.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi; diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 20.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 05/04/2018 tarih ve E:2014/756, K:2018/3410 sayılı kısmen onama, kısmen bozma kararına uyularak verilen … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; … Cumhuriyet Savcılığının soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, …’nin ölümüne neden olan GİS kanamasının öngörülüp engellenemez bir durum olduğunun tespit edilmesi ve gerçekleşen ölüm olayı ile müteveffanın akciğer grafilerinde tespit edilen pnömotoraks arasında illiyet bağı kurulamaması durumu karşısında, idari eylemle zarar arasında nedensellik bağı kurulamadığından maddi tazminata hükmedilmesinin koşulları oluşmamakla birlikte, davalı idare tarafından yürütülen disiplin soruşturmasında akciğerinde pnömotoraks geliştiği tespit edilen müteveffanın göğüs cerrahisi uzmanının görüşü alınmadan taburcu edilmesinin tıp kurallarına uygun olmadığının tespit edildiği, hatta bu nedenle ilgili doktor hakkında uyarma cezası verildiği dikkate alındığında, davalı tarafından yürütülen sağlık hizmetinin eksik yürütüldüğünün açık olduğu ve bu durumun davacılarda yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği, işletilmiş olsaydı yakınları …’nin vefat etmeyeceği konusunda endişe ve üzüntüye yol açacağından, davacıların manevi tazminat talebinin, manevi tazminatın zenginleşme aracı olamayacağı ilkesi de gözetilerek değerlendirilmesi gerektiği, dosya içeriğinde mevcut idarece yürütülen disiplin soruşturma dosyasından, gözetim altında tutulması gereken müteveffanın taburcu edilmesi nedeniyle idarece yürütülen sağlık hizmetinin eksik işletildiği gerekçesiyle müteveffanın eşi, çocukları, annesi ve üvey annesi olan davacıların her biri için ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL manevi tazminatın davalı idare tarafından davacılara ödenmesine; açılan bir tam yargı davasında istenilen tazminatın miktarının, ancak bilirkişi incelemesi ve benzeri araştırmalardan sonra elde edilen verilere göre mahkemece takdir edildiği, tazminat davasının bu özelliği gereği, gerçekte hak edilen tazminat miktarının dava açılmadan önce davacılar tarafından tam olarak bilinmesi veya öngörülmesinin mümkün olmadığı, dava açılması aşamasında karşı karşıya kalınan bu belirsizliğin, davacıları yüksek miktarlı istemlerde bulunmaya yönlendirebileceği, sağlık hizmetlerinin, bünyesinde risk taşıyan, tıbbi ve teknik bilgiyi gerektiren hizmetlerden olduğu, sağlık hizmetinden yararlanan bir kişinin zarara uğraması halinde, zararın doğmasında idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığının da ancak konusunda uzmanı olan kişi ya da kuruluşlarca yapılacak detaylı incelemeler sonucunda ortaya konacak olması nedeniyle başlangıçta tazminat istemi yüksek tutulmak zorunda kalınan, gerçekte hak edilen tazminat miktarı kestirelemeyen, çözümü davanın her iki tarafı için de zor ve karmaşık olan böylesi bir dava sonucunda, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle ilk karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak 660,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; ağır hizmet kusurunun bulunmadığı, istenmeyen sonucun hangi nedenden kaynaklandığı hususunun tam olarak ortaya konulmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacılardan …’nin 15/11/2018 tarihinde, …’nin ise 17/01/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen, İdare Mahkemesi kararının vefat eden davacılar yönünden bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

I. Davacılardan …, …, …, … ve …. Yönünden İncelenmesi:

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar söz konusu davacılar yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

II. İdare Mahkemesi Kararının Davacılardan … ve … Yönünden İncelenmesi:

MADDİ OLAY:
Davacıların yakını …’nin 25/08/2012 tarihinde … ili, … ilçesinde geçirdiği trafik kazası sonucu … Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırıldığı, tedavi sonrasında gözetim altında tutulması gerekirken taburcu edildiği ve tekrar durumunun ağırlaşması üzerine 31/08/2012 tarihinde Osmancık Devlet Hastanesine müracaat ettiği, buradan … Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevki yapıldığı ancak yapılan müdahalelerin sonuç vermemesi nedeniyle 02/09/2012 tarihinde hayatını kaybettiği, söz konusu olayda davalı idarenin sağlık personelinin kusurunun bulunduğu ileri sürülerek toplam 20.000,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik” başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, “Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır.”, 2. fıkrasında “Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
” hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, UYAP’ta yapılan araştırmadan ve MERNİS’ten alınan nüfus kayıt örneğinden … İdare Mahkemesinin karar tarihinden (11/09/2019) önce davacılardan …’nin 15/11/2018 tarihinde, …’nin ise 17/01/2016 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca usul kuralları takip edilerek, vefat eden davacılar yönünden yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 26. maddesinin uygulanmasını teminen temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının karar tarihinden önce vefat eden davacılar yönünden BOZULMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile kararın diğer davacılar yönünden manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ve reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.