Danıştay Kararı 6. Daire 2020/4309 E. 2021/8720 K. 23.06.2021 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2020/4309 E.  ,  2021/8720 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2020/4309
Karar No : 2021/8720

DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …

DAVALILAR : 1- …
2- … Bakanlığı – ANKARA
VEKİLLERİ : Av. …

DAVALI YANINDA MÜDAHİL : … San ve Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Çanakkale ili, Bayramiç İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların bir kısmının, Gazi-9 Rüzgar Enerji Santralinin yapımı amacıyla tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına ilişkin 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 23/10/2019 tarih ve 1695 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Rüzgar enerjisi santrali projesi için acele kamulaştırma kararının alınmasının hukuken mümkün olmadığı, acelelik kararının ölçülülük ilkesine uygun olmadığı, mülkiyet hakkına müdahale teşkil ettiği, uyuşmazlığa konu taşınmazların değerlendirilmesi amacıyla birçok yatırım yapıldığı, dava konusu işlemin büyük maddi zararlara da yol açtığını ileri sürülmektedir.

DAVALILARIN SAVUNMALARI : Usul yönünden; davanın süresinde açılmadığı, esas yönünden ise; uyuşmazlığa konu taşınmazlardan … ada, … parsel sayılı taşınmazın 5.597,79 metrekaresinin türbin alanı, 3.114,35 metrekaresinin yol alanı, … parsel sayılı taşınmazın 4.923,94 metrekaresinin türbin alanı, 146,03 metrekaresinin yol alanı olarak acele kamulaştırılmasına karar verildiği, rüzgar enerjisi santrali projesi kapsamında kalan 46 adet taşınmazın 40 adedinin uzlaşma yolu ile satın alınarak Hazine adına tescillerinin yapıldığı, proje alanında 7 metre genişliğinde kadastro yolu bulunduğu, ancak türbin ve kanatların taşınacağı çok büyük araçlar için bu yolun yetersiz olduğu, bu nedenle genişletilmesinin zorunluluk arz ettiği, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilen kısımlarında herhangi bir yapının yer almadığı, acele kamulaştırmaya konu kısımların uyuşmazlığa konu taşınmazların ortasında değil, kenarlarında yer aldığı, bu nedenle davacının taşınmazların geri kalan kısımlarında yatırımlarına devam edebileceği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı savunulmaktadır.

DAVALI YANINDA MÜDAHİLİN BEYANI: Uyuşmazlığa konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilen kısımlarına ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin E:… ve … sayılı dosyalarında bedel tespit ve tescil davaları açıldığı, taşınmazların satın alınabilmesi için uzlaşma yolunun denendiği ancak uzlaşılamadığı, ülkemizin cari açığının en büyük sebebinin ithal enerji olduğu, bu nedenle ülkemiz enerji kaynaklarının bir an evvel faaliyete geçirilmesi gerektiğinden dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmüştür.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Enerji üretimine duyulan ihtiyaç nedeniyle, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi için acelelik halinin gerçekleştiği sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI …’IN DÜŞÜNCESİ :Dava Çanakkale ili, Bayramiç İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların bir kısmının Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kanunun 27. maddesine istinaden acele kamulaştırılmasına ilişkin 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 23.10.2019 tarih ve 1695 sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun “Kamulaştırma” başlıklı 19. maddesinin ikinci fıkrasında, “Kamulaştırılan taşınmazın mülkiyeti ve/veya üzerindeki sınırlı ayni haklar, üretim veya dağıtım tesislerinin mülkiyetine sahip olan ilgili kamu kurum veya kuruluşuna, bunların bulunmaması hâlinde ise Hazineye ait olur. Kamulaştırma bedeli önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişisi tarafından ödenerek tapuda Hazine adına tescil edilen veya niteliği gereği tapudan terkin edilen taşınmazlar üzerinde Maliye Bakanlığınca kamulaştırma bedelini ödeyen önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilir ve/veya kullanma izni verilir. İrtifak hakkının ve/veya kullanma izninin süresi önlisans veya lisansın geçerlilik süresi ile sınırlıdır”, “Arz güvenliği” başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında ise, “Bakanlık, elektrik enerjisi arz güvenliğinin izlenmesinden ve arz güvenliğine ilişkin tedbirlerin alınmasından sorumludur…” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun “Acele kamulaştırma” başlıklı 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, hükme bağlanmıştır.
Uyuşmazlık konusu olayda ,Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile … Enerji San. ve Tic. A.Ş.tarafından kurulacak olan Gazi-9 Rüzgar Enerji Santrali projesi kapsamında 22.11.2012 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek amacıyla 6446 sayılı Yasa kapsamında … tarih ve … sayılı elektrik üretim lisansı verildiği, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun … tarihli, … sayılı kararı ile 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesi gereğince yapılan değerlendirme sonucunda taşınmazların kamulaştırılmasında kamu yararı bulunduğuna dair kararın alındığı, taşınmazları da kapsayan alanda Gazi RES projesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı yapımı aşamasında Çanakkale Valiliği İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün … tarihli, … sayılı yazısı ile tarım dışı amaçlı kullanım izni alındığı, Cumhurbaşkanı tarafından … tarih ve … sayılı acele kamulaştırma kararının alınması üzerine anılan kararın iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlığa konu taşınmazı da kapsayan alanda gerçekleştirilmesi planlanan Gazi-9 Rüzgar Enerji Santrali projesiyle ilgili olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarihli, … sayılı Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu kararı verildiği ve söz konusu alanda projeye ilişkin hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının 29.01.2020 tarihinden itibaren bir ay süre ile ilan edildiği ve askı süresi içinde söz konusu planlara yönelik herhangi bir itirazın yapılmadığı görülmüştür.
Cumhurbaşkanınca kabul olunan büyük enerji tesislerinin yapımı acelelik kapsamında görülmektedir. Ülkemizin enerji açığı değerlendirildiğinde, dava konusu olayda olduğu gibi Devlet adına lisans verilmek suretiyle yapılan enerji yatırımlarında kamulaştırma ile ilgili diğer hususların yerine getirilmiş olması koşuluyla acelelik halinin bulunduğu da tartışmasızdır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden; Asliye Hukuk Mahkemesince anılan taşınmaz için el koyma kararı verildiği, ilgili teknik mevzuat hükümlerine göre üretim lisansı kapsamında mülkiyet hakkına kamu yararı amacı doğrultusunda müdahalede bulunularak kamulaştırma yapılmış olduğu sonucuna ulaşıldığından, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanlığı Kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Gazi-9 Rüzgar Enerji Santrali projesi kapsamında, 22/11/2012 tarihinden itibaren 49 yıl süreyle üretim faaliyeti göstermek amacıyla 6446 sayılı Yasa kapsamında … tarih ve … sayılı elektrik üretim lisansı verilmiştir.
Gazi-9 Rüzgar Enerji Santralinin kurulabilmesi için gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılabilmesi amacıyla Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunca … tarihli, … sayılı kamu yararı kararı alınmıştır.
Dava konusu 23/10/2019 tarih ve 1695 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Çanakkale ili, Bayramiç İlçesi, … Köyü, … Mevkii, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların bir kısmının, Gazi-9 Rüzgar Enerji Santralinin yapımı amacıyla tapuda Hazine adına tescil edilmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesi uyarınca acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Bakılan dava, dava konusu acele kamulaştırma kararının davacıya ait taşınmazlar yönünden iptali istemiyle açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 35. maddesinde: “Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz.” hükmü yer almaktadır.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 Nolu Protokolünün “Mülkiyetin korunması” başlıklı 1. maddesinde: “Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir. Yukarıdaki hükümler, devletlerin, mülkiyetin kamu yararına uygun olarak kullanılmasını düzenlemek veya vergilerin ya da başka katkıların veya para cezalarının ödenmesini sağlamak için gerekli gördükleri yasaları uygulama konusunda sahip oldukları hakka halel getirmez.” hükmüne yer verilmiştir.
2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 27. maddesinde ise; 3634 sayılı Milli Müdafaa Mükellefiyeti Kanununun uygulanmasında yurt savunması ihtiyacına veya aceleliğine Cumhurbaşkanınca karar alınacak hallerde veya özel kanunlarla öngörülen olağanüstü durumlarda gerekli olan taşınmaz malların kamulaştırılmasında kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın 10. madde esasları dairesinde ve 15. madde uyarınca seçilecek bilirkişilerce tespit edilecek değeri, idare tarafından mal sahibi adına 10. maddeye göre yapılacak davetiye ve ilanda belirtilen bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabileceği, bu Kanunun 3. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen hallerde yapılacak kamulaştırmalarda yatırılacak miktar, ödenecek ilk taksit bedeli olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 19. maddesinin 1. fıkrasında; “Elektrik piyasasında üretim veya dağıtım faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişilerinin, önlisans ve lisansa konu faaliyetleri için gerekli olan kişilerin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlara ilişkin kamulaştırma talepleri Kurum tarafından değerlendirilir ve uygun görülmesi hâlinde Kurul tarafından kamu yararı kararı verilir. Söz konusu karar çerçevesinde gerekli kamulaştırma işlemleri 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununda belirtilen esaslar dâhilinde üretim faaliyetlerinde bulunan önlisans veya lisans sahibi özel hukuk tüzel kişileri için Maliye Bakanlığı, dağıtım faaliyetlerinde bulunan lisans sahipleri için TEDAŞ tarafından yapılır. Bu durumda kamulaştırma bedelleri ile kamulaştırma işlemlerinin gerektirdiği diğer giderler kamulaştırma talebinde bulunan önlisans veya lisans sahibi tüzel kişi tarafından ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Usul Yönünden:
Davanın süresinde açılmadığı iddiası bakımından;
İdari işlemlerin nitelikleri gereği özel yasalarında genel dava açma süreleri dışında ayrı dava açma sürelerinin öngörülmüş olması halinde, idare tarafından idari işlemlerin nitelikleri ve tabi oldukları dava açma süreleri gösterilmedikçe özel dava açma sürelerinin işletilmesine olanak bulunmadığından, Anayasa’nın 40. maddesi hükmü uyarınca, özel dava açma süresine tabi olmasına rağmen bu hususun idari işlemde açıklanmaması halinde, dava konusu idari işlemin tebliği tarihinden itibaren özel dava açma süresinin değil, altmış günlük genel dava açma süresinin uygulanması gerekmektedir.
Acele kamulaştırmaya ilişkin Cumhurbaşkanı kararının Resmi Gazete’de yayımlanması ilgililere tebliğ hükmünde olmadığından acele kamulaştırmaya ilişkin işlemlerin Anayasada yer alan bir temel hak ve özgürlük olan mülkiyet hakkını kısıtlayıcı nitelikte bireysel işlem olması karşısında otuz gün içinde dava açılacak idarenin gösterilmesi suretiyle ilgiliye tebliğ edilmesi, Anayasada güvence altına alınmış olan hak arama özgürlüğünün de gereğidir.
Bu çerçevede, muhatapları açısından subjektif ve kişisel nitelikte olan acele kamulaştırma kararlarının, usulüne uygun yazılı bildirimi üzerine otuz gün içinde veya öğrenme üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava konusu edilebileceği, bu durumda 2577 sayılı kanunun 20/A maddesinin uygulanamayacağı sonucuna ulaşılmaktadır.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 25/03/2015 tarihli, E:2014/5590, K:2015/891 sayılı kararı da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta, dava konusu Cumhurbaşkanı Kararının davacıya tebliğ edildiğine dair belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, davacı tarafından öğrenme tarihi üzerine altmış günlük genel dava açma süresi içinde dava açıldığından, davalı idarelerin davada süre aşımı bulunduğu yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir.
Esas Yönünden:
Özel mülkiyet hakkının korunması gereken temel insan hakları arasında öngörüldüğü, anayasa ve uluslararası sözleşmelerde mülkiyet hakkını korumaya yönelik düzenlemelere yer verildiği, bu düzenlemelerde mülkiyet hakkına müdahalelerin olabileceğinin öngörüldüğü, ancak bu müdahalelerde kamu yararı gerekçesi, kanuni düzenleme gereği ve ölçülülük yada orantılılık gibi uluslararası hukukun genel ilkelerinin varlığının dikkate alınması gerektiği, aksi durumda müdahalenin mülkiyet hakkı ihlaline neden olacağı kabul edilmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarıyla da bu hususların açık bir şekilde ortaya konulduğu görülmektedir.
Anayasa’nın 35. maddesinin ikinci fıkrasında mülkiyet hakkının ancak kamu yararı amacıyla kanunla sınırlanabileceği belirtilmek suretiyle mülkiyet hakkına yönelik müdahalelerin Kanunda öngörülmesi gereği ifade edilmiştir Acele kamulaştırma usulü idareye kamulaştırma işlemlerinin neticelenmesini beklemeden kamulaştırılan taşınmaza el koyma imkânı tanıyan olağanüstü bir kamulaştırma usulüdür. Acele kamulaştırmada, kıymet takdiri dışındaki işlemler sonradan tamamlanmak üzere ilgili idarenin istemi ile Mahkemece yedi gün içinde o taşınmaz malın kanunda belirtilen usule göre bilirkişilerce tespit edilecek değeri idare tarafından mal sahibi adına bankaya yatırılarak o taşınmaz mala el konulabilir. Acele kamulaştırma usulü, olağan kamulaştırmada malik lehine getirilen usule ilişkin güvenceleri bertaraf etmemekte; yalnızca bu usullerin işletilmesinden önce idareye, kamulaştırılacak taşınmaza el koyma imkânı tanımaktadır. Taşınmaza el konulduktan sonra idare tarafından öncelikle satın alma yolunun işletilmesi, bunun mümkün olamaması durumunda ise Asliye Hukuk Mahkemesinde bedel tespiti ve tescil davası açılması gerekmektedir. Kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaza acele olarak ihtiyaç duyulması halinde, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca kamulaştırma acele usulle yapılmaktadır.
Bu çerçevede, 2942 sayılı Kanunun 27. maddesi incelendiğinde, kamulaştırma işlemlerinde öngörülen yöntemlerin bir kısmının uygulanmayarak taşınmaza acele el konulabilmesi yolu istisnai olarak başvurulabilecek bir yöntem olarak düzenlendiğinden, madde hükmü ile acele kamulaştırmada olağan kamulaştırmaya oranla özel koşulların varlığı aranmış ve üç durumda acele kamulaştırma yolu ile taşınmaza el konulmasına olanak tanınmıştır. Anılan hüküm uyarınca taşınmazların bir an önce kullanılmasına ihtiyaç duyulan, kamu düzenine ilişkin olarak acelilik halinin bulunduğu durumlarda Cumhurbaşkanınca, taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilebilmektedir.
Acele kamulaştırma istisnai bir yöntem olduğundan, olağan kamulaştırma gerekçeleri dışında aceleliğin varlığına dair şartlarının ortaya konulması gerekmektedir.
Acelelik koşulunun kamu düzenine ilişkin olması gerektiği ve kamu yararının ise, olağan kamulaştırma usulü ile sağlanması amaçlanan kamu yararından farklı olarak, acele kamulaştırma yapılmasını gerektiren, aceleliği zorunlu kılan bir yarar olduğu açıktır.
Uyuşmazlıkta; davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına yönelik şartların oluşup oluşmadığı, yani acelelik durumunun bulunup bulunmadığı yönünden bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
2942 sayılı Kanunun 3. maddesinde, Cumhurbaşkanınca kabul olunan, büyük enerji ve sulama projeleri ile iskan projelerinin gerçekleştirilmesi, yeni ormanların yetiştirilmesi, kıyıların korunması ve turizm amacıyla yapılacak kamulaştırmalarda, kamulaştırma yöntemi konusunda özel bir düzenleme getirilmiştir.
Dava konusu işlem ile enerji üretiminde kamu yararı görülmüş ve en kısa sürede enerji üretimine geçilmesinin acelelik hali oluşturması sebebiyle davaya konu taşınmazların acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir.
Öte yandan, Ülkemizin enerji açığı değerlendirildiğinde, dava konusu olayda olduğu gibi Devlet adına lisans verilmek suretiyle yapılan enerji yatırımlarında kamulaştırma ile ilgili diğer hususların yerine getirilmiş olması koşuluyla acelelik halinin bulunduğu da tartışmasızdır.
Bu durumda; davaya konu rüzgar enerji santralinin kurulması ve bu suretle en kısa sürede elektrik üretiminin sağlanması amacıyla yapılacak kamulaştırmada acelelik halinin bulunduğu sonucuna varıldığından, enerji yatırımının bir an önce yapılabilmesi maksadıyla taşınmazlara el konulmasına imkan veren dava konusu Cumhurbaşkanı kararında hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine,
4. Varsa posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde Danıştay Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.