YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2674
KARAR NO : 2015/7615
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/11/2014
NUMARASI : 2012/680-2014/555
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/11/2014 tarih ve 2012/680-2014/555 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; M. Açık Ceza İnfaz Kurum Hastanesi Başhekimliği’nin düzenlemiş olduğu 25/09/2012 tarihli ihalede hastanenin ihtiyacı olan bir adet otoklav cihazının müvekkili ürünü olan E. marka STR7715d model cihaz ile ihaleye teklif veren B. Medikal üzerine kaldığını, aynı ihaleye davalının da katıldığını, ihalenin kendi üzerine değilde müvekkili cihazı ile ihaleye katılan dava dışı firma üzerinde kalması neticesinde idareye 25/09/2012 tarihli yazıda, müvekkilinin ürün ve hizmetlerini gerçeğe aykırı olarak yanlış ve yanıltıcı açıklamalar ile kötülendiğini, davalının aynı şekilde başka ihaleler ile ilgili idarelere de benzer nitelikte sözlü ve yazılı haksız suçlamaları neticesinde özellikle İstanbul bölgesinde müvekkili ve müvekkili cihazları ile ihaleye katılan firmaların ihale dışı bırakıldığını veya ihalelerin iptal edildiğini, davalının iddialarının tamamen haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin cihazlarının ihale şartnamesine uygun olduğu gibi, şartnamede aranan özellik ve nitelikleri taşıdığını, müvekkilince üretilen otoklav cihazlarının, bu cihazlarda uyulması zorunlu olan EN285 standartlarını karşıladığı gibi gerekli yeterliliğe ve donanıma sahip olduğunu, davalının bu iddiaları ve davranışının TTK’nın 54. maddesi gereği haksız rekabet oluşturduğundan önlenmesi gerektiğini, davalının hukuka aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin oldukça zarar gördüğünü, ticari itibarının zedelendiğini, kişilik hakları ihlal edildiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabetinin tespiti ile 20.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, mahkeme kararının gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Adalet Bakanlığı M. Açık Ceza İnfaz Kurumu Hastanesi Başhekimliği tarafından tıbbi cihaz ihtiyaçları için 25/09/2012 tarihinde ihaleye çıkıldığını, otoklav çift kapalı buhar sterilizatörü cihazı alım işi ihalesinde müvekkili şirket ile birlikte B. Medikal Sağlık Yatırımları Ltd. Şti’nin de davacının STR7715 model cihazı ile teklif verdiğini, gerek müvekkilinin gerekse B. Medikal’in teklifinin yaklaşık maliyeti üzerinde kalması nedeniyle değerlendirme dışı kaldığını, B.Medikal’in değerlendirme dışı kalmasının nedeninin müvekkili şirketin verdiği 26/09/2012 tarihli şikayet dilekçesi olmadığını, B. Medikal Şirketi’nin teklif ettiği cihazın teknik özelliklerinin teknik şartnameye aykırılıklarına ilişkin beyanda bulunulduğunu, şikayet hakkının kullanıldığını, ürünün özelliklerine ilişkin kötülemenin söz konusu olmadığını, teknik olarak eleştirildiğini, müvekkilinin Kamu İhale Kanunundan kaynaklanan haklarını kullanmakta özgür olduğunu, müvekkili şirketin tıbbi cihaz üreticisi şirket olmayıp tıbbi cihaz alanın da dünya çapında öneme ve değere sahip üretici şirketlerin Türkiye temsilciliğini ve yetkili satıcılığını yaptığını, dolayısıyla müvekkili şirketin davacı ile tıbbi cihaz alanında rakip firma olmadığını, haksız rekabet mevcut olmadığı gibi tazminat talebinin de haksız ve kanuna aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, B. Medikal firması tarafından teklif edilen E. marka STR 5510 d model buharlı sterilizatör cihazının teknik şartnameye uymadığı hususlarının mevcut ve gerçek olduğu, idare tarafından da bu durumun tespit edildiği, bu nedenle ve teknik şartname uygunluk belgesinde teknik şartnamenin 21. maddesine yönelik bir taahhütte bulunmaması sebebiyle ihale komisyonu tarafından ihale dışında bırakıldığı tespit edildiğinden bu yönüyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, ayrıca davalının başka yerlerde de ürünün kötülediği yönündeki iddiaları somut ve her türlü şüpheden uzak biçimde ispatlayamadığından davanın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak; 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-2 maddesi uyarınca, haksız rekabetin varlığı için haksız rekabet konusu eylemin ve eylemden doğan maddi zararın hemen gerçekleşmesi gerekmeyip, bizahiti eylemin varlığı yeterlidir. Somut olayda; davalının, davacıya ait ihale konusu ürünü, en azından bazı özellikleri itibariyle gerçeğe aykırı ve yanıltıcı beyanlarla kötülediği hususu bilirkişi raporuyla da tespit olunmuş olmakla, mahkemece, davalının eyleminin bu doğrultuda değerlendirilip, haksız eylemin gerçekleştiği kabul edilerek, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat istemleri ile diğer istemlerinin incelenerek karara bağlanması gerekirken, yazılı şekilde haksız eylemin gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
-KARŞIOY-
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, usul ve Yasa’ya uygun mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan sayın çoğunluk kararına katılamıyorum.