YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2494
KARAR NO : 2015/7633
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/11/2014
NUMARASI : 2002/2-2014/328
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/11/2014 tarih ve 2002/2-2014/328 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı şirketin % 25 paya sahip ortağı olup, %75 payın dava dışı S. K. ve ailesine ait olduğunu, şirketin 08.06.1999 tarihine kadar yönetim kurulu üyesi ve genel müdürü iken, anılan tarihten sonra hem yönetim kurulu üyeliğinden hem de genel müdürlük görevinden ayrıldığını, şirketin kuruluşundan bu yana aynı sermaye yapısında olduğunu, yönetim kurulu başkanı dava dışı S. K.’nun şirketi yazılı olmayan kurallarla yönettiğini, şirket defterlerini usul ve yasaya aykırı tuttuğunu, kayıt dışı işlemler yapıldığını, gelen paraların şirket hesaplarına intikal ettirilmediğini, gerçeğe aykırı faturalar düzenlenerek şirketin borçlandırıldığını böylece şirketin sermayesini kaybettiğini ve aktiflerinin borçlarını karşılayamaz hale geldiğini, ortaklar arasındaki husumetin de arttığını ve kendisinin fabrika binasına dahi alınmadığını, şirketin maksadının gerçekleşmesi imkanının ortadan kalktığını, yönetim kurulunun 3 kişiden oluştuğunu ve kendisinin istifası ile şirketin organsız kaldığını, bu durumda şirkete kayyum atanmasının talep edilmesi gerekirken talepte bulunulmadığını, şirket denetçisinin yönetim kurulu başkanının arkadaşı olup, görevini yerine getirmediğini, şirketin halen 1998 yılı olağan genel kurul toplantısını da yapmadığını, bütün bu durumların şirket ortağı olarak şahsi zararına sebebiyet verdiğini ileri sürerek, şirketin infisahının tespiti, şirkete kayyım atanması, şirketin organsızlığının giderilmesi, giderilemiyorsa feshine karar verilmesi ve fesih kararının tasfiyeyi de içermesi, şirkete denetçi atanması ve toplanması gereken olağan genel kurulun toplantıya çağrılmasını talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının duruşma gün ve saatini bilmesine rağmen 29.03.2001, 31.10.2002 ve 28.02.2008 tarihli duruşmalara mazeretsiz olarak katılmadığı, 1086 sayılı HUMK’un 409. maddesi uyarınca davanın davacısı tarafından ilk yenilemeden sonra ancak bir kez takipsiz bırakılabileceği, ilk yenilemeden sonra birden fazla takipsiz bırakıldığı taktirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, aynı hükmün 6100 sayılı HMK’nın 150/6 madde ve fıkrasında da tekrarlandığı, bu itibarla davacının 28.02.2008 tarihinde 3. kez davasını takipsiz bıraktığı gerekçesiyle, davanın 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi gereğince 28.02.2008 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.