Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/2559 E. 2015/7540 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2559
KARAR NO : 2015/7540
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2014
NUMARASI : 2014/444-2014/408

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 11/12/2014 tarih ve 2014/444-2014/408 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka personelinin etki ve yönlendirmesi ile Y. A.Ş.’nin E. Şubesi’ne 6.10.1999 tarihinde 8.400,00 TL yatırdığını ve bir süre sonra müvekkiline off shore hesap cüzdanı verildiğini, davalı tarafça işbu off shore bankasının kendi bankalarının iştiraki olup, hesaba yatan paranın bankanın güvencesi altında olduğunun belirtildiğini, bankaya el konulmasından sonra müvekkilinin parasının ödenmediğini, davalı banka yöneticilerinin şubelerini aracı kılarak müvekkilini dolandırdığını, paranın off shore bankasına havale edilmiş gibi gösterildiğini ancak, aslında davalı Banka nezdinde kaldığını, davalı tarafça havale görünümü altında mevduat toplandığı ve bu şekilde kanuna karşı hile yapıldığını ileri sürerek, 8.400,00 TL’nin 6.10.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ING Bank A.Ş. vekili, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davacının daha fazla faiz getirisi elde etmek için seçtiği hesap türü ve parasını bu hesapları değerlendirmek üzere verdiği talimat ve müvekkili bankanın da davacının bu talimatına uygun gerçekleştirdiği bir havale işlemi bulunduğunu savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil TMSF vekili, yetki, husumet, zaman aşımı, hak düşürücü süre yönünden davanın usulden ve davalı banka tarafından yapılan işlemin havale işlemi olduğunu, davacının davalı banka nezdinde herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, ceza davasında bankanın sanık değil, suçtan zarar gören müdahil konumunda olduğunu,davacının dolandırılmadığını, faiz talebinin yerinde olmayıp, hükmedilecek faiz oranının ancak vadesiz hesaplara uygulanan faiz oranı olabileceğini savunarak, esastan da reddini istemiştir.
Fer’i müdahil O.vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın Y. A.Ş.’nin külli halefi olarak Y. A.Ş. temsilcilerinin haksız fiillerinden BK’nın 41 ve TTK’nın 321/son maddeleri uyarınca sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 8.400,00 TL’nin 06.10.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahil vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının sorumluluğunun BK’nın 41, 55 ve TTK’nın 336’ıncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacının zararını O. Bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zaman aşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı Ing Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahiller vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ING Bank A.Ş. vekili ile fer’i müdahiller vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz eden fer’i müdahiller harçtan muaf olduğundan harç alınmasına mahal olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Banka’ya iadesine, 02/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.