Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1903 E. 2015/7449 K. 01.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1903
KARAR NO : 2015/7449
KARAR TARİHİ : 01.06.2015

MAHKEMESİ : BULANCAK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
: ( TÜKETİCİ MAHKEMESİ SIFATIYLA )
TARİHİ : 17/07/2014
NUMARASI : 2014/279-2014/561

Taraflar arasında görülen davada Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/07/2014 tarih ve 2014/279-2014/561 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu 08.09.2009 tarihli krediyi daha sonra kapattığını, komisyon ve dosya masrafı adı altında kendisinden tahsil edilen 1.980 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, davacının dava dilekçesinde dayandığı 08.09.2009 tarihli sözleşme gereğince herhangi bir masraf kesintisi yapılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
(1) Dava, genel kredi sözleşmesi gereğince tahsil edilen komisyon ve dosya masrafının iadesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ticari dava olduğu, aynı Yasa’nın 5. maddesinde de, aksi hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Bu itibarla mahkemece, uyuşmazlığın bankacılık işleminden kaynaklanan ticari dava niteliğinde olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemese’inde görülmesi gerektiği ve Bulancak’ta ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmadığı hususu da nazara alınarak, davaya Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakılıp sonuçlandırılması gerekirken, Tüketici Mahkemesi Sıfatı ile bakılması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
(2) Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelinmesine yer olmadığına ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.