YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2835
KARAR NO : 2015/7582
KARAR TARİHİ : 03.06.2015
MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2014
NUMARASI : 2014/894-2014/426
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/11/2014 tarih ve 2014/894-2014/426 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, davalıya taşıma hizmeti verdiğini, bir kısım taşımalara ilişkin navlun bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için iki ayrı icra takibi başlattıklarını ancak davalının bu takiplere haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek her iki icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, asıl davada davacıya borcu olmadığını, mükerrer icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da davalı taraf taşınmak üzere teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmediği gibi kendilerine de iade edilmediğini savunarak zayi olan emtia bedeli 3.965 USD karşılığı 7.200 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Karşı davada davalı vekili, davalının IATA acentesi olup karşı davada kendilerine doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının taraf defterlerine göre 1.561,66 TL alacaklı olduğu, fazla istemin davacı tarafça ispat edilmediği, dava konusu İstanbul 32. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12300 esas sayılı dosyasındaki talebin de mükerrer olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile İstanbul 32. İcra Müdürlüğü’nün 2012/10868 esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın 1.561,66 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazla istemin reddine, karşı davanın ise, karşı davada davalı şirketin IATA acentesi olduğu, taşıma işinin A. E. hava yolları ile yapıldığı, acenteye karşı doğrudan dava açılamayacağı, ancak acentesi olduğu şirkete izafeten dava açılabileceği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000,00 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir. Bu miktar, 5236 sayılı Kanun’un 19. maddesiyle HUMK’a eklenen Ek-madde 4’te öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında, 2014 yılı için 1.890,00 TL’dir.
Asıl davada davacı, dava dilekçesi ile toplam 2.569,77 TL’nin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptalini talep etmiş, mahkemece 1.561,66 TL’lik kısım üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş olup kabul edilen miktar, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığından temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalının temyiz isteminin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı-karşı davacının karşı davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; karşı dava, davacıya ait emtianın davalı tarafından taşınması sırasında zayi olduğu iddiasına dayalı olup mahkemece, davalının IATA acentesi olduğu, kendisine doğrudan husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Ancak dosya içerisinde bulunan ve taraflar arasında düzenlenen, 16.02.2011 tarihli, taşıma sözleşmesinde, davalının taşıyıcı olarak imzasının bulunduğu ve taşıyıcı olarak sorumluluklarının düzenlendiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla mahkemece anılan sözleşme hükümleri değerlendirilmeden, davalının IATA acentesi olduğunun kabulü ile yazılı şekilde davanın husumetten reddine karar verilmesi doğru olmamış, karşı davaya ilişkin kararın, bu nedenle davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının, asıl davaya yönelik, temyiz isteminin miktardan REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacının, karşı davaya yönelik, temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davaya ilişkin kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.