YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3543
KARAR NO : 2015/18523
KARAR TARİHİ : 30.11.2015
Mahkemesi : Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar yasal faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nasafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması,
2-Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında verilen beraat hükmünün kesinleşmesinden sonra, davacının tutuklu kaldığı dönem itibariyle uğradığı iddia olunan gelir kaybının dayanağı olan ödenmeyen ücret veya kesintili ödenen aylıklarına ilişkin olarak bağlı bulunulan kuruma yapılacak başvuru yoluyla veya yetkili ve görevli yargı yerlerine konu ile ilgili yasal düzenlemelere uyulmadığı gerekçesi ile başvurulması halinde, iddia olunan ve ispatlanan maddi zararın (hak ve alacakların) hüküm altına alınabileceğinin anlaşılması karşısında, davacı tarafından maddi tazminat talebine konu edilen kaybın bağlı bulunduğu (çalıştığı) kurum tarafından giderilip giderilmediği veya yargı mercileri önünde dava konusu edilip edilmediğinin araştırılmaması suretiyle, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
3-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun dairemizce de benimsenen 20.09.2005 gün, 2005/1-88 esas ve 2005/98 sayılı kararında belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/4. maddesi ve tarifenin üçüncü kısmı gereğince, ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi,
4-Dava dilekçesinde gözaltı tarihinden itibaren faiz talebinde bulunulmasına rağmen, davacı lehine hükmolunan maddi ve manevi tazminatlar için tahliye tarihinden itibaren faize hükmedilmesi,
5-”24/12/2013” olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına ”02/01/2014” olarak yazılması,
6-Yapılan temyiz incelemeleri sırasında, aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı olarak birden fazla dava açıldığının tespit edilmesi nedeniyle, hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, davacı lehine aynı konu ve tutuklama nedenine dayalı açılmış başka dava bulunup bulunmadığının, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden sorgulanıp, ilgili maliye hazinesinden sorularak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
İsabetsiz olup, davalı vekili ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.