Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2014/10924 E. 2015/7492 K. 02.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10924
KARAR NO : 2015/7492
KARAR TARİHİ : 02.06.2015

MAHKEMESİ : KONYA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/11/2013
NUMARASI : 2013/293-2013/799

Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/293-2013/799 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı K.. A.. vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/06/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı Av. G.. G.. ile davalılardan K.. A.. vekili Av. B. D. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Stuttgart Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 06.12.2010 tarihli, 12 O 221/10 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilanına uyularak yapılan yargılama ve dosya kapsamına göre, dava dilekçesi ve ilamın Lahey Sözleşmesine göre tebliğ edildiği, savunma hakkının kısıtlanmadığı, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, yabancı mahkeme ilamının tanınması ve tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı K.. A.. vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı K. Hol. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, davalı tarafça, tenfizi istenilen yabancı mahkeme kararının kendilerine Lahey Sözleşmesi hükümlerine uygun olarak Adalet Bakanlığı aracılığıyla tebliğinden sonra hükmü veren yabancı mahkemeye yaptıkları itirazın, anılan mahkeme tarafından kararın kendilerine posta yoluyla daha önceden tebliğ edildiği ve bu tebliğden sonra davacının talebi üzerine diplomatik yoldan yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle reddedildiği savunulmuş ve buna ilişkin yabancı mahkeme karar fotokopileri dosyaya ibraz edilmiştir.
Yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir. Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Bu itibarla, mahkemece davalı tarafın anılan savunması üzerinde durularak, dava tarihi itibariyle tenfizi istenilen kararın usulünce kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı K.. A.. vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı K.. A.. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan taraf yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı Kombassan Holding A.Ş’ye iadesine, 02/06/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.