Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2014/19823 E. 2015/17000 K. 02.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19823
KARAR NO : 2015/17000
KARAR TARİHİ : 02.11.2015

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 4. AİLE MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/07/2014
NUMARASI : 2014/129-2014/486
Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne kaarr verildikten sonra, doya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesinde; Denizli Endüstri Meslek Lisesi Öğretmeni olarak görev yapan Y.. B..’un aynı okulda öğrenci olan İ.. N.. tarafından 30/05/2000 tarihinde öldürüldüğünü, yapılan ceza yargılaması sonucu İ.. N..’ın mahkumiyetine karar verildiğini, ceza mahkemesi kararının 01/12/2003 tarihinde kesinleştiğini, müteveffa Yusuf Batur mirasçılarının Denizli İdare Mahkemesinde Denizli Valiliği aleyhine hizmet kusurunun varlığına dayanarak tazminat davası açıldığını, yargılama sonucu 2001/293 E.- 2002/911 K. ile 10.000 TL manevi tazminata hükmedildiğini, İdare mahkemesi kararı gereği 10.000 TL manevi tazminat ve yargılama giderlerinin Yusuf Batur mirasçılarına ödendiğini, Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/748 E. sayılı dosyası ile idarenin tazminat ödemesine sebebiyet verenler; İ.. N.., T.., M.., M…, A.. G… ve R.. M… aleyhine 15.464,082 TL bedelli rücuen tazminat talebine ilişkin dava açıldığını, halen derdest olan bu davada alınan 14/07/2009 tarihli bilirkişi raporunda; davalılar arasında yer almayan dava dışı İ.. N..’ın velisine de MK 369 maddesi hükmü gereğince gerekli denetim ve gözetimi sağlamadığından bahisle 2/8 oranında kusur atfedilerek ödenen meblağın 3.748,26 TL den sorumlu olduğu kanaatine varıldığını, bu nedenle İ.. N..’ın velisi babası H.. N..’a iş bu davanın açılması gerektiğini ileri sürerek, bu davanın Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/748 E nolu davası ile birleştirilmesiyle davalarının kabulüne karar verilmesine ve 3.748,26 TL nin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile davalıdan tahsiline, talep ve dava etmiştir.
Davanın açıldığı Denizli 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1310 E-1705 K. sayılı ilamı ile görevli mahkemenin Aile Mahkemesi olduğu gerekçesiyle verilen 24.12.2009 tarihli görevsizlik kararı ile dosya Denizli 4. Aile Mahkemesine gönderilmiş, yapılan yargılama sonucunda mahkemece;
“Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11/12/2002 tarih 2002/207 E – 321 K sayılı kararı ile Denizli Endüstri Meslek Lisesinde öğretmen olarak görev yapan Y.. B…’un aynı okulda öğrenci İ.. N.. tarafından öldürüldüğü sabittir. Sanık suça konu silah ve mermilerin babasına ait olduğunu ve evden aldığı bu silah ile kendisine husumet beslediğini düşündüğü öğretmenini öldürmek üzere yanında spor çantasında gizleyerek okula götürdüğünü beyan etmiştir. TMK 369. maddesi kapsamında; ev başkanının sorumluluğunun “dikkat ve özeni gösterseydi dahi zararın meydana gelmesini engelleyemeyeceğini ispat etmedikçe sorumludur” ilkesi gereğince silahın, sanık İ.. N..ın bulamayacağı, erişemeyeceği bir yerde saklı olup olmadığı ispatlanamadığı gibi davalı H.. N.. 02/07/2014 tarihli celsede eşi olan ev başkanının evde bulundurduğu bir silahının olmadığını beyan etmiştir. TMK 369. maddesi kapsamında sorumlu olan H.. N.. 22/06/2003 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, ev başkanının sorumluluğunun miras yolu ile mirasçılarına geçemeyeceği, şahsa bağlı haklardan olduğu ile Denizli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 20/10/2011 tarih 2004/748 E – 2011/369 K sayılı kararına istinaden Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 30/05/2013 gün 2012/2013 e – 2013/10375 K sayılı bozma ilamı ile de İ.. N..’ın kasten gerçekleştirdiği haksız eylemin faili olarak, zararın tümünden sorumlu tutulması gerektiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 369.maddesi kapsamında ev başkanının sorumluluğundan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, davalı H.. N..’ın 22.06.2003 tarihinde öldüğü, temyize konu iş bu davanın davalı olarak H.. N.. gösterilerek 20.11.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı Denizli 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1310 E. sayılı dosyasında dava dilekçesi, gerekçeli karar ve davacı tarafın temyiz dilekçesinin tebliğine dair evrakların, davalının vefat ettiği gerekçesiyle bila tebliğ iade edildiği, görevsizlik kararının davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 04.05.2010 tarih ve 2010/6446 E-7963 K. sayılı ilamı ile onanması üzerine mahkemece, davalının mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 28/1. maddesi gereğince ölüm ile kişilik hakları son bulduğundan, ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi, 04.05.1978 tarih ve 1978/4 E-5 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, ölü kişinin mirasçılarına davayı yöneltmek suretiyle davanın yürütülmesi ve ölü kişinin mirasçıları davaya dahil edilmek suretiyle taraf oluşumu da sağlanamaz.
Taraf oluşumu kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir ve dava bu nedenle reddedilir.
Yerel mahkemece açıklanan bu olgu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ölü kişinin mirasçıları davaya dahil edilerek işin esası yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de, sonuç itibariyle davanın reddi doğru olduğundan, hükmün HMK’nun 370/4. maddesine göre gerekçe değiştirilerek ONANMASINA, 02.11.2015 günü oybirliğiyle karar verildi.

Muaf.