YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4590
KARAR NO : 2015/6253
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2014 tarih ve 2014/380-2014/668 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı …. ve … Endüstrisi Kurumu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kurumun ihalesini kazanarak hurda malzeme nakliye hizmeti vermeyi taahhüt ettiğini, edimin yerine getirilmesine rağmen davalı idarenin talebi ile davalı bankadaki teminat mektuplarının yürütülen bir soruşturmaya dayanılarak irad kaydedildiğini, sözleşmenin sona ermesinden sonra teminat mektuplarının irad kaydedilemeyeceğini, davalı bankanın davalı idareye müvekkilin taahhüdünü yerine getirip getirmediğini sormadan, gerekli araştırmayı yapmadan, basiretli bir tacir gibi davranmadan, özen yükümüne aykırı hareketiyle teminat mektuplarını nakde çevirmesinin müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek toplam 709.975 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı… Bankası A.Ş. vekili, davanın ticaret mahkemelerinin görevine girdiğini savunarak görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Davalı … ve … Endüstrisi Kurumu vekili, ihale sürecinde Kamu İhale Kanunu’na göre yasak fiil veya davranışlarda bulunulduğunun sözleşmeden sonra tespit edilmesi üzerine tesis edilen işlemin, sözleşmeden doğmayıp, kamu gücüne dayanılarak ve tek yanlı olarak tesis edilen işlem niteliğinde bulunduğu, bu nedenle, söz konusu işlemin iptali istemiyle açılan davanın çözümünde idari yargının görevli olduğuna dair Uyuşmazlık Mahkemesi kararı bulunduğunu, somut olayın da, sözleşmeden önceki ihale aşamasındaki yasak fiil ve davranışlardan kaynaklandığını, bu itibarla davanın idari yargının görevine girdiği, aksi düşünülse dahi ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu savunarak görevsizlik kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı MKE’nin Türk Ticaret Kanunu’nun 16. maddesinde açıklandığı gibi tacir sıfatıyla hareket ettiği, davacı ve davalı bankanın da tacir olduğu, nakliye sözleşmelerinin TTK’da düzenlendiği, asliye hukuk mahkemesinin görevli olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine, istek halinde dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı … ve…. Endüstrisi Kurumu vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakte çevrilen teminat mektupları bedelinin tahsili istemine ilişkin olup davalı idarenin, davacı şirket yetkilisinin ihale sürecindeki ve sözleşmenin imzalanmasından önceki fiillerine dayanarak 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 17’nci maddesi uyarınca teminat mektuplarını irad kaydettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda irad kaydedilme işleminin sözleşmeden kaynaklanmadığının, kamu gücüne dayandığının ve idarece tek yanlı olarak tesis edildiğinin, dolasıyla uyuşmazlığın çözümünde idari yargının görevli olduğunun kabulü gerekir. Buna göre, davalı … ve … Endüstrisi Kurumu yönünden davanın tefrik edilmesi ve anılan davalının işlemi hakkındaki davanın görülmesinde idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken her iki davalı yönünden asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … ve … Endüstrisi Kurumu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı …. ve … Endüstrisi Kurumu’na iadesine, 04/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.