Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1337 E. 2015/6267 K. 04.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1337
KARAR NO : 2015/6267
KARAR TARİHİ : 04.05.2015

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/11/2014
NUMARASI : 2013/515-2014/395

Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 18.11.2014 tarih ve 2013/515-2014/395 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili şirkette teknik servis elemanı olarak çalıştığını, davalı ile müvekkili arasında 13.03.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin 4.12. maddesinde iş sözleşmesinin feshini izleyen bir yıl boyunca Türkiye sınırları içinde işverenin faaliyet sahasında çalışan rakip bir şirkette görev alınmasının yasaklanarak bunun ihlali durumunda en son brüt ücretin 5 katı tutarında cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını, davalının 29.12.2012 tarihinde müvekkilinin iş yerinden ayrılarak 03.01.2013 tarihinde müvekkil şirketle aynı iş kolunda faaliyet gösteren Ö. A. Mak. İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin kurucu ortakları arasında yer aldığını, halen aynı firmada çalıştığını, bu durumun sözleşmenin rekabet yasağının düzenleyen hükümlerine aykırı olduğunu, davalının müvekkili firmada çalıştığı süreçte edindiği bilgilerle müvekkilinin aleyhine ve haksız rekabet teşkil eder surette faaliyetlerde bulunduğunu ileri sürerek 30.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin iş akdinin işveren tarafından feshedildiğini, taraflar arasında imzalanan iş akdinin rekabet yasağını düzenleyen hükmünün kanuna aykırı olduğunu, bu nedenle rekabet yasağından kaynaklı cezai şart alacağının istenemeyeceğini, müvekkilinin haksız rekabet oluşturmayacak biçimde tamamen serbest piyasa koşulları kapsamında ticari faaliyette bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının davacı şirkette bir dönem teknik servis elemanı olarak çalıştığı, taraflar arasında akdedilen iş sözleşmesini 4/12. maddesinde sözleşmenin sona ermesinden itibaren 1 yıl sonrasına kadar rekabet etmeme rakip firmalarda görev almamaya ilişkin hüküm bulunduğu, davalının kurucu ortağı olduğu, şirket ile davacı şirketin iştigal sahalarının aynı olduğunun yeterli delililer ile ispat edilemediği, davlının şirket ortağı olmasının tek başına sır saklama yükümlülüğünün ihlali anlamına gelmediği, davalının rekabet yasağına konu olacak fiillerinin ve davacı tarafından haksız rekabet teşkil ettiği belirtilen eylemlerinin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.