Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2015/9223 E. 2015/24977 K. 23.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9223
KARAR NO : 2015/24977
KARAR TARİHİ : 23.11.2015

Tebliğname No : 8 – 2014/179812
MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2014
NUMARASI : 2013/154 (E) ve 2014/84 (K)
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Başkasına ait banka hesabıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi 5237 sayılı TCK.nun 245/2. maddesinde; sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise, anılan maddenin 3. fıkrasında düzenlenen birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçları oluşturduğu cihetle; sanığın, M.. A..’nın kimlik bilgilerini kullanarak bankaya müracaatla sözleşme imzalayarak sahte kredi kartı çı- kartması eyleminin ayrıca TCK.nun 245/2. ve 43. maddelerinde düzenlenen suçu oluş- turacağının, suça konu kredi kartının değişik zamanlarda birden fazla kez kullandığının anlaşılması karşısında, TCK.nun 245/3. maddesi uyarınca tayin edilen cezanın aynı yasanın 43. maddesi ile arttırılması gerektiğinin, TCK.nun 245. maddesinin 5. fıkrası uyarınca aynı maddenin 3. fıkrasından kurulan hükümde, TCK.nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamış, Ceza Genel Kurulunun 01.06.2010 gün ve 96/134 sayılı kararında da belirtildiği üzere koşullu bir düşme nedeni oluşturan “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi, (mahkumiyet, suç niteliği ve ceza miktarına ilişkin) objektif koşulların varlığı halinde mahkemece, diğer kişiselleştirme hükümlerinden önce değerlendirilerek, uygulanması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde öncelikle uygulanması, koşullarının bulunmadığı veya uygulanmaması yönünde kanaate ulaşıldığı takdirde ise, cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin diğer hükümlerin değerlen- dirilmesi gerektiği, adli sicil kaydına göre suç tarihi itibariyle kesinleşmiş mahkumiyeti

bulunmayan sanık hakkında önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği dikkate alındığında; sanığın, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu yasal gerekçe ile tartışılarak sonucuna göre CMK.nun 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına karar ve- rilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de dosya kapsamından mağdur bankanın zararını ta- mamen gidermediği anlaşılan sanık hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar veren mahkemenin takdirinde sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine, ancak;
1- Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 14.02.2012 yerine, 21.05.2008 olarak yazılması,
2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53/3. madde ve fıkrasında yer alan “mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkra hükümleri uygulanmaz.” hükmüne aykırı olarak, uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı Kanun’un 53. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesine aykırı olarak hak yoksunluklarına hükmedilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, gerekçeli karar başlığında 21.05.2008 ibaresi çıkarılarak yerine, 14.02.2012 olarak yazılması ve hükümde 5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin uygulamasına ilişkin kısmın çıkartılarak yerine ”sanığın, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri haricinde 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 23.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.