Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2015/7110 E. 2015/30898 K. 05.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7110
KARAR NO : 2015/30898
KARAR TARİHİ : 05.11.2015

Tebliğname No : 15 – 2013/333302

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Beypazarı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/09/2013
NUMARASI : 2012/243 (E) ve 2013/152 (K)
SANIKLAR : A.. B.., Y.. B..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, tehdit, hakaret

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Baba-oğul olan sanıklar Yaşar ve Ali’nin, Uruş Belediye Başkanlığında mevsimlik işçi olarak çalışmakta olduğu bildirilen ve suç tarihinde Belediyeye ait iş makinasıyla, sanıkların da evlerinin bulunduğu mahalledeki umumi yolda temizleme çalışması yaptıktan sonra dönüşe geçen şikayetçi-katılan Mehmet’in arkasından gitmeleri, Belediye binasına kaçarak sığınmak için ana giriş kapısını arkadan kapatmaya çalışan şikayetçiye sanık Yaşar’ın elinde sopa olduğu halde “…seni öldüreceğiz… burada yaşatmayacağız…” gibi sözler sarfetmeleri yanında ana-avrat küfretmeleri ve sanık Yaşar’ın elindeki sopa (levye) ile vurup, demirden mamûl Belediye binası ana giriş kapısındaki iki adet camı kırması, Belediye Başkanı Osman’ın da sanık Yaşar’dan şikayetçi olması şeklinde geliştiği ileri sürülen eylemlerinin “kamu malına zarar verme”, “nitelikli tehdit” ve “hakaret” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Belediye Başkanı katılan Osman ile mevsimlik işçi-kepçe operatörü olarak çalışan katılan Mehmet’in aşamalarda değişmeyen ve birbirini doğrulayan anlatımları, katılan Osman’ın ihbarı üzerine olay yerine intikal eden jandarma görevlilerince düzenlenen 16.05.2012 tarihli “olay yeri tespit tutanağı” içeriği tanık Ramazan’ın yeminli beyanı ile diğer tanıkların genel olarak “… camın kırılma sesini duyduk…” şeklindeki anlatımları nazara alınarak; sanıklar ile katılanlar ve tanık Ramazan arasında varlığı kabul edilen “husumete” dair delillerin ve sanıkların, yol temizleme çalışması yapıp, dönmekte olan katılan Mehmet’i kovalama sebeplerinin “denetime olanak verecek biçimde” ortaya konulması gerekirken, “husumetin” soyut olarak varlığı kabul edilerek yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, C. savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.11.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.