YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16043
KARAR NO : 2015/30812
KARAR TARİHİ : 04.11.2015
Tebliğname No : 15 – 2011/399367
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ : Küçükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/07/2011
NUMARASI : 2010/506 (E) ve 2011/631 (K)
SANIK : Ö.. Ş..
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, Azim Petrol isimli şirketin Sefaköy şubesinde faaliyet gösteren akaryakıt ve otogaz istasyonunun muhasebe sorumlusu olduğu, yapılan denetiminde farklı tarihlerde nakit olarak yapılan satışlar sonucu elde edilen 29.726 TL paranın sanık tarafından şirket hesabına yatırılmadığının tespit edildiği, olay ortaya çıktıktan sonra borcu kabul ettiğine dair belge imzalayan sanığın katılan şirkete kısmi öedemede bulunduğu ve işten ayrıldığı, bu suretle sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1- Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında, borcu kabul ettiğine dair belgenin kendisine zorla imzalatıldığını, korkması nedeniyle akrabalarına haber verdiğini ve suçu kabul etmediğini beyan etmesi ile şirket genel merkezinden gelen kişilerle sanığın ışık kapalı olarak görüştürüldüğüne dair tanık beyanları doğrultusunda, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması amacına yönelik olarak, katılan şirkete ait suç tarihi olduğu iddia edilen 2009 ve 2010 yıllarına ait tüm defter, hesap ve muhasebe kayıtları ile belgelerin getirtilerek, sanığın kendisine teslim edilen para üzerinde kişisel olarak tasarrufta bulunup bulunmadığı, şirket açığının ne kadar olduğu, sanığın bu konuda sorumlu olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu alınması ile sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeksizin, eksik araştırmayla sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53/3. maddesi gereğince aynı Kanun’un 53. maddesinin 1. fıkrasının a,b ve d bendlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/11/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.