Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2015/1220 E. 2015/6700 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1220
KARAR NO : 2015/6700
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ : BALIKESİR 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2014
NUMARASI : 2013/99-2014/517

Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 13/11/2014 tarih ve 2013/99-2014/517 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı Banka’dan kredi kullandığını, kredilerin teminatı için konutunu bankaya ipotek ettiğini, bankanın ipotekli konut için davalı sigorta şirketi’ne konut sigorta poliçesi düzenlettirdiğini, primlerinin davacının hesabından kesilerek ödendiğini, ancak 27.05.1998-27.05.2003 sigorta dönemine dair hiçbir poliçenin gönderilmediğini, ipotekli konutun 17.08.1999 depreminde yıkıldığını, davacının sigorta teminatları ve poliçelerden bilgisi olmadığından kredi taksitlerini ödemeye devam ettiğini, davalıların poliçeleri davacıya vermediğini, hasar tazminatının kredi borcunun bir kısmından karşılayacağını, 37.240 TL’nin hasar bedeli olarak ödenmesi gerektiğini ileri sürerek bu tutarın 17.08.1999 tarihinden itibaren yıllık sigorta poliçe teminat artışlarının her yıl için ayrı ayrı hesap edilerek M. Bankası reeskont faiziyle ve %100 inkâr tazminatıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kargir evin keşif tarihindeki değerinin 17.640 TL, rizikonun gerçekleştiği 17.08.1999 tarihinde ise 1.835 TL olduğunun belirlendiği, bozma ilamı doğrultusunda yapılan inceleme sonucunda davacının hesap kat tarihi itibariyle davalılardan talep edebileceği tazminat tutarının, ticari temerrüt faiz ile birlikte toplam 8.308,03 TL olarak hesaplandığı, davacının hesap kat tarihi itibariyle davalı bankaya olan toplam borcunun ise 32.487,34 TL olarak belirlendiği, bu hesaplamaya göre davacının davalı bankaya olan borcunun, tazmin edebileceği tutardan fazla olduğunun tespit edildiği, bu itibarla davacı alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı sigorta şirketi bakımından ise zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair hüküm anılan davalı yönünden kesinleştiğinden, adı geçen davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın, alacağın tahsili davası niteliğinde olmasına, davacının dava tarihine kadar davalı Bankaya olan tüm kredi borcunu ödediğini ispat edememesine göre, davacının bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacının bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.