YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/10028
KARAR NO : 2015/6791
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ : DÜZCE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2014
NUMARASI : 2011/2-2014/143
Taraflar arasında görülen davada Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/03/2014 tarih ve 2011/2-2014/143 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 12/05/2015 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davalı vekili Av. İ.. K.. ile asıl davada davalı asil Ş.. Ş.. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl davada, davacının öğrenci olup, bir taraftan inşaatlarda ve yapı işlerinde çalıştığını, davacı ve arkadaşı S.. K..’in G. Ç. Ltd. Şirketi’ne iş yaptıklarını ve bu işin karşılığı olarak N.. Ö..’un G. Ç. Ltd. Şirketi’ne keşide ettiği 25.11.2010 tarihli Türkiye F.Katılım Bankası A.Ş. D. Şubesi’ne ait 20.000 TL bedelli çeki ciro ile aldıklarını, davacının çek cüzdanında iken 19.08.2010 tarihinde A.’da S.caddesi üzerinde arkadaşları ile sohbet ettiği sırada çantasından cüzdanı ile birlikte çalındığını, davacının çeki ararken Ankara zabıtasınca aranarak cüzdanının bulunarak kendisine teslim edildiğini, ancak çekin cüzdanda bulunmadığını, daha sonra davacı tarafça Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2010/645 Esas sayılı dosyası ile çekin iptali için dava açıldığını, ancak mahkemece 2010/645 Esas 2010/617 Karar sayılı kararla yetkisizlik kararı verildiğini, bunun üzerine davacı tarafça Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/463 Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığını, dava sırasında davalı Ş.. Ş..’in çekin kendisinde olduğunu beyanla çeki mahkemeye ibraz ettiğinden mahkemece kendilerine istirdat davası açması için süre verildiğini, dava konusu çekin müvekkilinden çalındığından, davalının ciro silsilesinde de kopukluk olduğundan davalı Ş.. Ş..’in çek nedeni ile alacaklı olmadığını, bu nedenle çekin davalıdan alınarak davacıya iadesine, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, çek miktarının dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında, davaya diğer davalı İ.. K.. yönünden devam ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuşlardır.
Birleşen davada davacı vekili, asıl davadaki maddi olgulara değinerek, çek hamili olan davalının yetkili hamil olmaması nedeniyle çek keşidecisi olan davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, dinlenen tüm tanık beyanları ile davalı İ.. K..’in çeki kötü niyetle aldığının ispatlanamadığı, davacı tanıklarının beyanlarında dahi davalıların çek nedeni ile mağdur olduklarını beyan ettikleri, bu nedenle İ.. K..’e karşı açılan iade davasının reddine, Ş.. Ş.. tarafından dava konusu çek İ.. K..’e devredildiğinden bu davalı hakkında dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, birleşen davada davacı tarafın bildirdiği tanıkların asıl dosya tanıkları ile aynı olduğu, davacı vekilince yemin deliline de başvurulmayacağının bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacılar vekili vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacılar vekili vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleşen davada davacılardan alınarak asıl ve birleşen davada davalı İ.. K..’e verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 12/05/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.